|
25
- CENNET GİRMEK İÇİN
TABÎAT DEDİKLERİ
"Ahmet
Mekkî Efendi", âlim ve velî bir zât.
Bir gün,
sevdiklerine şöyle etti nasîhat:
(Şu anda
ecdâdımız, yâni dedelerimiz,
Silinmişler
târihten, biliriz herbirimiz.
Başka eski
milletler, binâlar ve şehirler,
Yine yok
olmuşlardır zamanla birer birer.
Bu
değişiklikleri yapan bir kuvvet vardır.
O da, hiç
şüphe yok ki, “Allahü teâlâ”dır.
Allah'a
inanmıyan bâzısı var ki fakat,
Diyorlar ki: (Bunları,
yapıyor hep Tabîat.)
"Tabîat
kuvvetleri" diye tutturuyorlar.
(Her şeyi,
bu kuvvetler yaratıyor) diyorlar.
Cevâbında
deriz ki biz de bu kimselere:
Siz, bir “Otomobil”i
düşününüz bir kere.
Yüzlerce parça
var ki, bunlar, birer ikişer,
Tabîat
kuvvetleri ile mi birleşirler?
Yâhut da
tesâdüfen sularda kümelenen,
“Çöp yığını”
gibi mi birleşir bunlar hemen?
Otomobil,
tabîat kuvvetleri ile mi,
Hareket
etmektedir, bir şöför gerekmez mi?
Biz böyle
söyleyince, o, bize gülecektir.
Ve hattâ, (Hiç
böyle şey olur mu?) diyecektir.
(Otomobil,
elbette akıl ve hesap ile,
Ve birçok
kimselerin, plân proje ile,
Çalışıp
yaptıkları, bir san’at eseridir.
Yâni kendi
kendine olacak şey değildir.
Otomobil,
ayrıca, akıl fikir yorarak,
Trafikle
ilgili, kânunlara uyarak,
Bir şöför
tarafından, eder ancak hareket.
Yâni kendi
kendine hiçbir şey olmaz elbet.)
Biz de böyle
diyoruz, doğrusu da böyledir.
Tabîatta her
varlık, bir san’at eseridir.
“Yaprak”,
bir fabrikadır, çok san’atlı, muntazam.
Yine bir canlı
“Hücre”, bir eserdir muazzam.
Bugün, fennî
buluş ve başarımız diyerek,
Öğünmüş
olduğumuz şeyler de, hepsi tek tek,
Bu "İnce
san’atlar"dan, farkına vardığımız,
Bir iki
tânesidir, biraz anladığımız.
İslâm
düşmânlarının, kendilerine önder,
Diye
gösterdikleri “Darwin” bile şöyle der:
(Gözün
yapısındaki san’at inceliğinden,
Tepem
atacak gibi oluyor hayretimden.)
Valhâsıl gâyet
basit bir otomobil bile,
Olmazsa
tesâdüfen, yâni kendi kendine,
Şu koca
kâinâtın, bu muazzam şeylerin,
Akıllara
durgunluk veren bu eserlerin,
“Tabîat”
dedikleri şey ile, tesâdüfen,
Olduğunu
söyler mi, biraz ince düşünen?
Birazcık aklı
olan, bu bâbta der ki fakat:
(Olmaz
kendi kendine bu koskoca kâinât.
Elbet ilim
sâhibi, sonsuz kudreti olan,
Bir
Yaratıcı vardır bu âlemi yaratan.)
|