|
25
- CENNET GİRMEK İÇİN
CENNETE GİRMEK İÇİN
"Yûsüf Ziyâ
Bosnavî", ilim ehli, büyük zât.
Verirdi
insanlara hep öğüt ve nasîhat.
O bir gün
buyurdu ki: (Şu anda, herbiriniz,
Bir koyun
sürüsünün "çoban"ı gibisiniz.
Nasıl ki
mes'ûl ise çoban, koyunlarından,
Mes'ûldür her
kişi de, âile efrâdından.
Kim Allah'a
ibâdet ediyorsa ihlâsla,
Üzüntü ve
yeise kapılmasın o aslâ.
Çünkü cenâb-ı
Allah, Kur'ânı kerîminde,
Hem de sûre-i
Kehf'in sonuncu âyetinde,
Buyurdu ki: (İhlâsla,
kim ederse ibâdet,
Cennete
koyacağım ben onu ilel ebed.)
İş, ihlâsla
Allah'a ibâdet eylemektir.
Yoksa, Allah
korusun, netîce felâkettir.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Nasıl ki “Su” ve “Ceryân”,
Kablo ve boru
ile, nakledilirse şu an,
“Nûr”lar
da, kalpten kalbe, bir yolla nakledilir.
Bu yol, o
büyüklere “Muhabbet” ve “Sevgi”dir.
Evliyânın
kalpleri, kaynaktır feyizlere.
“Nûr”,
onların kalbinden saçılırlar her yere.
Bu nûr'u almak
için, iki mühim şart vardır.
Bunlardan biri
“Sevmek”, biri de “İnanmak”tır.
Kim bu büyük
zâtları ne kadar sever ise,
O miktarda
kavuşur, bu nûr ile feyize.
Bu “Nûr”un
gelmesine, en mühim mâni, engel,
Kulun kendi
nefsidir her şeyden daha evvel.
Bir memleketin
tadı, evliyâlar iledir.
Onlar, o
beldelerin mânevî lideridir.
Bir mü'min,
Allah için “Tevâzû” etse eğer,
Hak teâlâ, o
kulu yükseltir, azîz eder.
Kalbinde zerre
kadar “Kibir” olan bir insan,
Hiç Cennete
giremez, kurtulmadıkça bundan.
Kibir ve
gururlanmak, şeytân'ın sıfatıdır.
Mütevâzı
olmaksa, meleklerin vasfıdır.
Peygamber
Efendimiz, mütevâzı idiler.
Mütevâzı
olanı, Allah da, kul da sever.)
Bir gün de
buyurdu ki: (“Îmân”, büyük nîmettir.
"Elden
giderse" diye, tir tir titremelidir.
Bir müslümân,
îmânsız ölmekten korkmaz ise,
Son nefeste,
îmânsız ölebilir o kimse.
İyilerle
berâber bulunmak, büyük nîmet.
Zîrâ böyle
yerlere, iner rahmet, bereket.
"Dîne hizmet
etmek"te, sıkıntı, çile vardır.
Sabredenler,
çok büyük sevap ve ecir alır.
“Allah
adamları”nın hayâtını okumak,
Dünyâ
muhabbetini, çıkarır kalpten mutlak.
Kalpten, dünyâ
sevgisi çıkar çıkmaz tamâmen,
Yerine, “Rabbimizin
sevgisi” dolar hemen.
Kim, o büyük
zâtların, okursa hayâtını,
Arttırır Hak
teâlâ onların ihlâsını.)
|