ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

24 - FIRSAT, GANÎMETTİR

SELÂM VERMEK, DUÂDIR

 

"Hasan Fehmi Efendi", hâl ehli bir büyük zât.

Her gün sevdiklerine ederdi çok nasîhat.

 

Bir gün de buyurdu ki: (“Gençlik”, büyük nîmettir.

Onu, mâlâya’nîyle geçirmemek gerektir.

 

İki şeyden dolayı, gözlerden, "yaş" yerine,

"Kan" gelinceye kadar ağlansa, azdır yine.

 

Gençlik günleri”dir ki, bu ikisinden biri,

Zîrâ geçen zamanlar, bir daha gelmez geri.

 

Öbürü, çok sevdiği “Dostun ayrılığı”dır.

Özellikle üstâddan, hocadan ayrılıktır.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (“Kâbe” ilk görülünce,

Yapılan duâ niyâz, kabûl olur hemence.

 

Bunun gibi “Mü'min” de, her görüldüğü anda,

Her ne duâ edilse, kabûl olur ânında.

 

İşte bu yüzdendir ki, bir “Mü'min”i eğer biz,

Ne zaman, nerde görsek, önce selâm veririz.

 

Zîrâ selâm, en büyük bir duâ ve dilektir.

"Allah, sana selâmet ihsân etsin" demektir.

 

O da cevap vererek, bulunur şu duâda:

"Selâmet ihsân etsin Hak teâlâ sana da")

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bu dünyâ bir “Hayâl”dir.

Yâhut da çabuk biten bir “Rüyâ” ve “Hülyâ”dır.

 

Allah'ın kudretiyle bu kâinât, an be an,

Var” ve “Yok” olmaktadır, her sâniye durmadan.

 

Yâni Allah, dünyâyı bir “Var”, bir “Yok” ediyor.

Lâkin insanın gözü, bunu fark edemiyor.

 

Meselâ frekansı "Elli" olan ampuller,

Bir sâniye içinde "Elli kez" yanıp söner.

 

Çok kısa bir zamanda olduğu içindir ki,

Biz farkedemiyoruz, bu yanıp sönmeleri.

 

Bunun gibi dünyâ da, her an “Var” ve “Yok” olur.

Ama bunu, insanlar göremez, gerçek budur.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Rabbimiz, bir kulunu,

Severse, dinde “Fakîh” ve “Âlim” yapar onu.

 

Daha da çok severse, “Dîne hizmet” ettirir.

Böylece kendisine, çok fazla sevap verir.

 

"Ben" demek, hiç yakışmaz dîne hizmet edene.

Büyüklerin feyzleri, ulaşmaz “Ben” diyene.

 

İslâma hizmet etmek istiyorsa bir kişi,

Aslâ dememelidir, "Ben bilirim bu işi".

 

Nefsini, tamâmiyle çekmeli ki aradan,

Böylece, kendisine feyz gelsin evliyâdan.

 

Zâten hâlis müslümân, beğenmez kendisini.

Tenkîd edecek olsa, tenkîd eder kendini.

 

Hiç kimseyi, kendinden aşağı görmez aslâ.

Elinden geldiğince, hizmet eder ihlâsla.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan