|
23
- BİR REHBERE KAVUŞMAK
FIRSATI DEĞERLENDİRİN
"Necmeddîn-i
Kübrâ" ki, büyük âlim bir zâttır.
Sık sık
buyururdu ki: (Bu ömür bir fırsattır.
Hiç bu günün
işini, bırakmayın yârına.
Hattâ
geciktirmeyin, bir sâat sonrasına.
Büyükler
buyurur ki: (Gün bu gün, an bu andır.
Fırsatı
kaçıranlar, muhakkak ziyândadır.)
(Helekel
müsevvifûn) buyurdu ki o Server,
Yâni, "Sonra
yaparım diyenler ziyân eder."
Bu gün,
hayırlı bir iş fırsatı geçse ele,
Onu
değerlendirmek lâzım gelir acele.
Başka gün,
aynı fırsat geçse de yine, fakat,
Sen, bu günkü
fırsatı kaçırdın, bu hakîkat.
Bu günkü
sevâbı da alsaydın kaçırmayıp,
Ecrin iki
olurdu, olmazdı hiç bir kayıp.
Hem sonra aynı
fırsat, bir daha gelir mi ki?
Bu iş, hiç
belli olmaz, “Ölüm” var kula çünki.
Ecel, hiç bir
insana vakit bildirmemiştir.
Yâni "Erken
veyâ geç gelirim" dememiştir.
Öyleyse her
fırsatta, bakın hayır yapmaya.
Belki o sebep
olur, "Hak rızâsı" almaya.
Bu iş, bir
karıncayı kurtarmak olabilir.
Kime olursa
olsun, iyilik iyiliktir.
Dul bir
kadıncağızın, bir işini bitirmek.
Bir yetîmin
başını sığayıp sevindirmek.
Yâhut yemek
yedirmek bir dosta, arkadaşa.
İşbu
iyiliklerin hiçbiri gitmez boşa.
Çünkü Hak
teâlânın rızâsı hangi işte?
Bunu biz
bilemeyiz, incelik burda işte.
Yaparsın
ummadığın küçük bir iyiliği.
Kazanırsın
onunla, rızâ-i ilâhîyi.
Yâhut da bir
günâhı, küçük görüp işlersin.
Onunla,
âhirette Cehenneme girersin.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Dinleyin ey cemâat!
Gözünüzü açın
ki, çabuk biter bu hayat.
Her ne
yapıyorsanız, geçiyor hepsi kayda.
Ancak "İyi
işler"den, insana gelir fayda.
Hak teâlâ
görüyor bizim her işimizi.
Ve hattâ
bilmektedir, niyet ve içimizi.
Îmân ettikten
sonra, en kıymetli ibâdet,
Bir mü'minin
kalbini sevindirmektir elbet.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Mü'min, güler yüzlüdür.
Zîrâ mü'min
olmanın simgesi, "güleryüz"dür.
Münâfıklığın
ise, şöyledir ki eseri,
Somurtkan,
asık surat olur onlar ekserî.
Allah'ın
sevmesini istersen seni şâyet,
Sen de,
başkalarına göster sevgi, muhabbet.
İstersen Hak
teâlâ affetsin günâhını,
Öyleyse sen de
affet, başkasının aybını.
Ve eğer
istiyorsan, acısın Allah sana,
Öyleyse sen de
acı, şefkat et başkasına.)
|