ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - BÜYÜKLER, AZ KONUŞUR

SEVMENİN ALÂMETİ

 

"Ebül Abbâs Seyyârî", hâl ehli derin âlim.

Kulları irşâd için, hizmet etti her dâim.

 

Herkes, "güler yüzü"yle tanıyordu bu zâtı.

Tatlı ve tesirliydi, öğüt ve nasîhatı.

 

Bir gün talebesine, şöyle etti nasîhat:

(İslâma hizmet için, üç vasıf olması şart.

 

Evvelâ "Güler yüzlü, tatlı dilli" olmaktır.

Bu, muvaffak olmakta, en büyük vâsıtadır.

 

İkincisi "Cömertlik", cimri hizmet edemez.

Zîrâ nefse düşkündür, başkasını düşünmez.

 

"Tam ihlâslı olmak”tır, hizmette üçüncü şart.

Yâni beklememektir kimseden bir menfaat.

 

Zerre kadar karşılık beklerse buna dâir,

On para bile etmez, zîrâ bu, ticârettir.

 

Kim ki islâmiyyeti dökerse ticârete,

Dünyâ ve âhirette, düşer bir felâkete.

 

Hizmet”, vermekle olur, almakla değil zinhâr.

Sahâbe, canlarını verip şehîd oldular.

 

Bu uğurda can vermek, en büyük rütbe, şeref.

Din, ihlâslı olmaktır, budur gâye ve hedef.

 

Bir avuç az bir arpa verseydi eğer eshâb,

Öyle alırlardı ki bundan ecir ve sevap,

 

Başkaları verseydi, dağlar kadar altını,

Alamazlardı bunun yüzde bir sevâbını.

 

Çok yakındı Allah'a çünkü eshâbı kirâm.

Olmuştu ihlâsları hepsinin olgun ve tam.

 

Bir bardak su içine, bir damla düşse “İdrar”,

Artık pis olmuştur ki, içilmez o su zinhâr.

 

İşte hâlis niyete, çok az da bir “Dünyâlık”,

Menfaat” karışırsa, on para etmez artık.

 

Maddede ve mânâda, temizlik pek iyidir.

Her şeyin saf ve temiz olanı kıymetlidir.)

 

Bir günkü vâzında da buyurdu: (Ey insanlar!

Size, “Sevmek” hakkında diyeceğim sözler var.

 

“Sevmek” demek, "itâat demek"tir sevdiğine.

Yâni "Peki" demektir, Onun her bir emrine.

 

Sevmenin alâmeti, “Söz dinlemek”tir elbet.

Eğer dinlemiyorsa, yalandır o muhabbet.

 

Allahü teâlâ”yı kim seviyorsa eğer,

O’nun emirlerine harfiyyen boyun eğer.

 

Yâni farzları yapıp, kaçınır her günâhtan.

Harâmlar karşısında, hayâ eder Allah'tan.

 

Yine “Resûlullah”ı severse biri şâyet,

Onun emirlerini, severek yapar elbet.

 

Yâni her sünnetine, sarılır seve seve.

Gönlü hiç râzı olmaz, bir mekrûh işlemeye.

 

Her kim de, “Üstâd”ını seviyorsa eğer ki,

Onun herbir sözüne, uyar o elbette ki.

 

Yorum, te'vîl yapmadan uyar her dediğine.

Eğer yorum yaparsa, uymuş olur kendine.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan