|
22
- BÜYÜKLER, AZ KONUŞUR
ÂHİRET ENDÎŞESİ
İslâm
âlimlerinden, “Tâcüddîn Nakşibendî”,
Hâl ehli bir
zât olup, büyük velîlerdendi.
Sarmıştı Onu
yalnız, âhiret endîşesi.
Yok idi bundan
büyük bir dert ve düşüncesi.
Derdi ki:
(Ey insanlar, vallahi var Cehennem.
O, dünyâ
ateşinden daha şiddetlidir hem.)
Günâh
işliyenleri görse idi O şâyet,
Sonlarını
düşünür ve üzülürdü gâyet.
Kızmaz, lâkin
çok acır, şefkat ederdi ancak.
Derdi: (Aman
yâ Rabbî, bunlar nasıl yanacak?
Gaflet
içindedirler, gerçeği görmüyorlar.
Hâlbuki
önlerinde, çok şiddetli azâb var.
Kızmak değil,
acımak lâzım gelir bunlara.
Zîrâ kızmak
olur mu, gözü kör olanlara?
Nasıl ki bir
âmâya, lâzımsa yol göstermek,
Gerekir
bunları da, gafletten îkâz etmek.)
Derdi ki:
(Kardeşlerim, îmânı olan kişi,
Nasıl
işliyebilir, "günâh" olan bir işi?
Biri görecek
olsa o fiili işlerken,
Hayâ edip, vaz
geçer o işi işlemekten.
Hâlbuki Allah
her an, görüyor kendisini.
Ve biliyor
kalbinden neler geçirdiğini.
O, Onu görmese
de, görüyor onu Allah.
Bunu bilen bir
kişi, nasıl işler bir günâh?
Ve Allah,
kendisine yakınken ondan daha,
O, nasıl bile
bile isyân eder Allah'a?
Yaptığı her
bir işi, kaydediyor melekler.
Mahşerde,
bunlar ona sorulur birer birer.
Her işi, ne
niyetle yaptı ise, muhakkak,
Hepsinin
hesâbını, soracak cenâb-ı Hak.
Sâdece
"Amel”ine bakmaz Allah, kulunun.
Bakar ki,
"O amelde, maksadı neydi onun?"
Bir bakkal,
ölüp gider âhiret âlemine.
Tam “Elli
bin” sahîfe getirirler önüne.
Bakıp, o
meleklere sorar ki: (Bunlar nedir?)
Derler ki:
(Dünyâdaki, senin amellerindir.
Alış veriş
yapmışsın, sen ellibin kişiyle.
Herbirine,
bir sayfa açıldı işte böyle.
Onlarla ne
yaptıysan, ne konuştuysan eğer,
Bütün
inceliğiyle yazıldı birer birer.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Dinde üç esas vardır.
Bunlar da “İlim”,
“Amel”, üçüncüsü “İhlâs”tır.
“İhlâs”
dahî şudur ki, yaptığı her bir işin,
Allah rızâsı
için olmasıdır kişinin.
Kim Rabbine
dönerse, samîmî ve ihlâsla,
Allah'ın
kulları da, severler onu fazla.
Zîrâ kim
Hakk’a dönüp, halk'tan yüz çevirirse,
Allah ve kul
katında, azîz olur o kimse.
Her kim de,
insanlardan beklerse sevgi, takdîr,
Bilâkis o
kimse de, olur zelîl ve hakîr.)
|