ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - BÜYÜKLER, AZ KONUŞUR

BÜYÜKLER, AZ KONUŞUR

 

"Osmân Nûrî Efendi", fazîletli, büyük zât.

Özellikle gençlere ederdi çok nasîhat.

 

Her sözü, Allah için, kalpten söylediğinden,

İstifâde ederdi insanlar sohbetinden.

 

Derdi ki: (Sohbet ehli velîler yoksa eğer,

Onların kitâbını okumak îcâb eder.

 

Zîrâ kitap okumak, yarısıdır sohbetin.

Bu da, vesîle olur gelmesine himmetin.)

 

Sordular ki: (Efendim, bu evliyâ-yı kirâm,

Niçin çok konuşmayıp, etmezler fazla kelâm?)

 

Buyurdu: (Çok konuşmak, câhillere mahsustur.

Allah adamlarıysa, az, fakat öz konuşur.

 

Onlar, câhiller gibi etmezler hiç yaygara.

Onların bir kelâmı, yön verir insanlara.

 

Meselâ bir “Kaptan”a benzer ki bu velîler,

Elbette ki kaptansız, yürümez hiç gemiler.

 

Kaptan, seferden önce, açar haritasını.

Düşünür, hesâb eder geminin rotasını.

 

İlmî tecrübesiyle çalışarak az müddet,

Tâyin eder gemiye, bir yön ve istikâmet.

 

Ondan sonra, lüzum yok bir şey söylemesine.

Çünkü gidiş yönünü vermiştir gemisine.

 

O, istikâmetini vererek gâyet iyi,

Hedefe, sağ ve sâlim ulaştırır gemiyi.

 

Yine siz düşünün ki, evde bir “Soba”yı da,

İnsanları ısıtıp, sağlar büyük bir fayda.

 

Verdiği sıcaklıkla ısınır da her taraf,

Lâkin o, ayriyeten konuşup eylemez lâf.

 

Lâmba” da, aydınlatır hâneleri her gece.

Lâkin o da konuşmaz, ışık verir sâdece.

 

İşte o “Büyükler” de, sâhiptir din ilmine.

İstikâmet verirler, insanlık âlemine.

 

Hak teâlâ, onlarla yağdırır yağmurları.

Onların duâsıyla, giderir belâları.

 

Onların sâyesinde, gelir bolluk, bereket.

Onlarla vâsıl olur kullara rüşd, hidâyet.

 

Buna rağmen etmezler, lüzumsuz boş bir kelâm.

Zîrâ bilen konuşmaz, bu, böyledir her zaman.

 

Lüzumsuz konuşmayı, câhiller eder şiâr.

Zîrâ boş tenekeden, çok gürültü, ses çıkar.)

 

Yine bir sohbetinde buyurdu ki: (Bu devir,

"Küfr"ün, bir “Sel” misâli aktığı bir devirdir.

 

Küfre girip girmemek zamânıdır bu zaman.

Küfürden çok korkarak yaşamalı müslümân.

 

Kim îmânsız ölmekten korkmuyor ise eğer,

O, îmânsız olarak rûhunu teslîm eder.

 

Lâlettâyin, câhilce yaşamak iyi değil.

Küfre düşürebilir, kulu bir söz, bir fiil.

 

Meselâ bir günâha, “Ne güzel!” dese insan,

Kaybeder îmânını, böyle söylediği an.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan