|
22
- BÜYÜKLER, AZ KONUŞUR
BÜYÜKLER, AZ KONUŞUR
"Osmân Nûrî
Efendi", fazîletli, büyük zât.
Özellikle
gençlere ederdi çok nasîhat.
Her sözü,
Allah için, kalpten söylediğinden,
İstifâde
ederdi insanlar sohbetinden.
Derdi ki:
(Sohbet ehli velîler yoksa eğer,
Onların
kitâbını okumak îcâb eder.
Zîrâ kitap
okumak, yarısıdır sohbetin.
Bu da, vesîle
olur gelmesine himmetin.)
Sordular ki:
(Efendim, bu evliyâ-yı kirâm,
Niçin çok
konuşmayıp, etmezler fazla kelâm?)
Buyurdu: (Çok
konuşmak, câhillere mahsustur.
Allah
adamlarıysa, az, fakat öz konuşur.
Onlar,
câhiller gibi etmezler hiç yaygara.
Onların bir
kelâmı, yön verir insanlara.
Meselâ bir “Kaptan”a
benzer ki bu velîler,
Elbette ki
kaptansız, yürümez hiç gemiler.
Kaptan,
seferden önce, açar haritasını.
Düşünür, hesâb
eder geminin rotasını.
İlmî
tecrübesiyle çalışarak az müddet,
Tâyin eder
gemiye, bir yön ve istikâmet.
Ondan sonra,
lüzum yok bir şey söylemesine.
Çünkü gidiş
yönünü vermiştir gemisine.
O,
istikâmetini vererek gâyet iyi,
Hedefe, sağ ve
sâlim ulaştırır gemiyi.
Yine siz
düşünün ki, evde bir “Soba”yı da,
İnsanları
ısıtıp, sağlar büyük bir fayda.
Verdiği
sıcaklıkla ısınır da her taraf,
Lâkin o,
ayriyeten konuşup eylemez lâf.
“Lâmba”
da, aydınlatır hâneleri her gece.
Lâkin o da
konuşmaz, ışık verir sâdece.
İşte o “Büyükler”
de, sâhiptir din ilmine.
İstikâmet
verirler, insanlık âlemine.
Hak teâlâ,
onlarla yağdırır yağmurları.
Onların
duâsıyla, giderir belâları.
Onların
sâyesinde, gelir bolluk, bereket.
Onlarla vâsıl
olur kullara rüşd, hidâyet.
Buna rağmen
etmezler, lüzumsuz boş bir kelâm.
Zîrâ bilen
konuşmaz, bu, böyledir her zaman.
Lüzumsuz
konuşmayı, câhiller eder şiâr.
Zîrâ boş
tenekeden, çok gürültü, ses çıkar.)
Yine bir
sohbetinde buyurdu ki: (Bu devir,
"Küfr"ün, bir
“Sel” misâli aktığı bir devirdir.
Küfre girip
girmemek zamânıdır bu zaman.
Küfürden çok
korkarak yaşamalı müslümân.
Kim îmânsız
ölmekten korkmuyor ise eğer,
O, îmânsız
olarak rûhunu teslîm eder.
Lâlettâyin,
câhilce yaşamak iyi değil.
Küfre
düşürebilir, kulu bir söz, bir fiil.
Meselâ bir
günâha, “Ne güzel!” dese insan,
Kaybeder
îmânını, böyle söylediği an.)
|