|
21
- HARÂM, ATEŞ GİBİDİR
EVLİYÂYI ÜZMEK
"Ebül Hamza
Horasânî", ilim ehli bir zâttı.
Onun en
sevdiği iş, gençlere nasîhattı.
İlme hizmet
etmeyi, edinmişti hep şiâr.
Ehemmiyet
vermezdi dünyâya zerre kadar.
Çok tesirli
olurdu, dinliyene sohbeti.
Çünkü sırf “Allah”
için yapardı nasîhati.
Bir gün de,
sohbetinde dedi ki: (Aman sakın,
Allah
adamlarını, üzmekten çok sakının.
Bu zâtları
incitmek, pek çok tehlikelidir.
Çünkü
onlar, Allah'a yakın ve sevgilidir.)
Derdi ki: (Kim
açarsa iyilikte bir çığır,
Yazılır
defterine, devâmlı sevap ecir.
Kim hayırlı
bir işi, öğretirse birine,
O dahî
öğretirse, onu bir diğerine,
O amel işlenip
de, hâsıl oldukça sevap,
Onu ilk
öğreten de, olur bundan hisseyâb.
Meselâ bir "Hoca"da
yetişen talebeler,
Yaparlar çok
kıymetli ibâdet ve hizmetler.
Bunlardan
aldıkları bilcümle sevap, ecir,
Aynen o "Hoca"nın
da defterine geçilir.
Çünkü ne
yaparlarsa, bir ibâdet ve hizmet,
Kendi
hocalarından öğrendi hepsi elbet.
O dahî bu
ilmini, borçludur "Üstâd"ına.
Bu sevaplar
toplanıp, verilir hepsi Ona.
Hep bu tertîb
üzere, tâ kıyâmete kadar,
Bütün
müslümânların kazandığı sevaplar,
Hepsi, "Resûlullah"a
yazılır misli ile.
Çünkü her
iyiliğe, Odur asıl vesîle.
İşte bu
sevaplarla, Resûlullah'ın, her an,
Derecesi, kat
be kat yükselir hiç durmadan.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Bilin ki gurur, kibir,
"Küfr"e en
yakın olan günâhlardan biridir.
“Kibir”,
büyük vasfıdır nefs-i emmârenin de.
Hattâ her
fenâlığın, bu vardır temelinde.
Secde etmedi
ise, Âdem Nebî'ye şeytân,
(Ben Ondan
hayırlıyım) dedi de, işte ondan.
Ve eğer bir
müslümân, kılmıyorsa namâzı,
O dahî “Kibir”dendir,
budur bunun mânâsı.
Eğer hor
bakıyorsa, bir kimse diğerine,
En büyük
işârettir, bu da onun "kibri"ne.
Müslümâna sû-i
zan, hakîr görmek ve gıybet,
Sâhibinin "kibri"ni
gösterir hepsi elbet.
Biri
danışmıyorsa, yapacağı bir iş’te,
"Kibirli"
olduğunu gösterir bu da işte.
Yâni
istişâreden kaçıyorsa bir kişi,
Söylemek
istiyor ki: (Bilirim ben bu işi.)
Hattâ bir
müslümândan, duâ istemek bile,
Yakından
ilgilidir, "gurur" ve "kibir" ile.
Eğer biri
derse ki: (Bende yoktur hiç kibir.)
İşte bu söz,
kibrinin en büyük delîlidir.)
|