ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

21 - HARÂM, ATEŞ GİBİDİR

CEHENNEM KORKUSU

 

"Abdullah bin Menâzil", şânı büyük bir velî.

Dîne hizmet etmekti, yalnız Onun emeli.

 

Âhiret endîşesi, hiç çıkmazdı içinden.

Korkarak bahsederdi Cehennem ateşinden.

 

Yanan bir soba görse, sıcak şey içse veyâ,

Cehennem”i düşünüp, ağlardı ekseriyâ.

 

Derdi ki: (Bu insanlar, nasıl yanar ilâhî?

Ateşe, bir an bile dayanılmaz vallahi.)

 

Her nerede bir sohbet etseydi insanlarla,

Hiç dünyâ işlerinden konuşmazdı O aslâ.

 

Ölüm” ve “Âhiret”ten bahsederdi muhakkak.

Derdi ki: (Ecel yakın, lâzımdır hazırlanmak.

 

Belki de bugün yârın, öleceğiz elbette.

Ve her bir işimizden, hesap var âhirette.)

 

Sordular ki: (Cennete girmek için, müslümân,

Neye dikkat etmeli bu dünyâda her zaman?)

 

Buyurdu: (Kim Cennete, niyetliyse girmeye,

Alışsın bu dünyâda, dert ve elem çekmeye.

 

Zîrâ Cennet yolunda, mâniler var aşacak.

Bunlara sabredenler, girerler ona ancak.

 

Bu yolda Meşakkat var, Hastalık var, Acı var.

Nefsin istemediği her türlü sıkıntı var.

 

Bu, "Cennet yolcusu"nun zor gelse de nefsine,

Hiç şikâyet etmeyip, o, sabreder hepsine.

 

Sürüklemek isterse, günâha nefsi onu,

Sabreder, yapmaz aslâ onun tek arzusunu.

 

Ağır bir söz söylerse, bir mü'min, kendisine,

Sabredip cevap vermez, hâkim olur nefsine.

 

Geçim sıkıntısından, olsa da mutazarrır,

Uzanmaz harâm mala, gösterir yine sabır.

 

Rabbinin emrettiği, ne varsa farz ve sünnet,

Hepsini îfâ edip, verir çok ehemmiyyet.

 

Onun yasak ettiği, ne varsa günâh, harâm,

Büyük bir titizlikle, hepsinden kaçınır tam.

 

"Cehennem yolu"ndaysa, olmaz elem ve keder.

Nefis ve şeytân dahî, kulu tahrîk ederler.

 

Bu yolun yolcuları, girmez sıkıntılara.

Nefsinin keyfi için, girer hep günâhlara.

 

Bilmez helâl ve harâm, tanımaz ayıp, günâh.

Nefsi ne istiyorsa, sayar helâl ve mubâh.

 

Yapar hiç çekinmeden, nefsin her dileğini.

Kalp kırar, gönül yıkar, bilmez ne dediğini.

 

Hiç bir hareketinde, tanımaz ölçü, sınır.

Çünkü o, her işinde, nefsinden emir alır.

 

Hâlbuki onun nefsi, düşmândır kendisine.

Oysa, esir olmuştur buna rağmen nefsine.

 

Pervâsızca yapsa da, günâh olan her işi,

Ölünce, bekler Onu, Cehennemin ateşi.

 

Hâlbuki günâhına, üzülseydi içinden,

Kurtulurdu belki de, Cehennem ateşinden.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan