|
20
-
EY GAFİL İNSAN !
AKILLI KİM? AHMAK KİM?
"Seyyid
Kasım Tebrîzî", büyük âlim ve velî.
Nasîhati,
herkese olurdu fâideli.
Sohbetiyle,
çok gencin kalbini etti tenvîr.
Sözleri,
dinleyene ederdi hemen tesir.
(Bu dünyâ
nedir?) diye, sordular bir gün Ondan.
(Burada
olan her şey, sayılır mı dünyâdan?)
Buyurdu ki:
(Bu dünyâ, tarladır âhirete.
Faydalı tohum
eken, kavuşur çok nîmete.
Kadın, çocuk,
mal, mevkî ve makâm düşüncesi,
Allah için
olmazsa, “Dünyâ” olur cümlesi.
Allah rızâsı
için kullanılırsa bunlar,
Dünyâ değil,
bilâkis, “Âhiret”ten olurlar.
“Dünyâ”
ile “Âhiret”, zıddır birbirlerine.
Birinden
uzaklaşan, yaklaşır diğerine.
Bir iş, "Dîne
muvâfık" yapılır ise şâyet,
Dünyâ ve
âhirette, olur büyük seâdet.
Kul, Rabbinin
emrine, Resûl'ün sünnetine,
Uymaz, düşkün
olursa şehvet ve lezzetine,
Şu “Yolcu”ya
benzer ki, kâfileden ayrılır.
Hayvanının
süsü ve palanıyla uğraşır.
Yol
arkadaşlarına, uydurmayınca ayak,
Helâk olur
sonunda, çölde yalnız kalarak.
Bunun gibi bir
insan, unutup Sâhibini,
Bilmezse
yaratılış hikmet ve gâyesini,
Tâbi olur
tamâmen, hevâ ve hevesine.
Dalıp gider
dünyânın, türlü meşgâlesine.
“Ölüm”e,
hazırlıksız yakalanır nihâyet.
Böyle olan
kimseyi, bekler büyük felâket.
İnsan, düşkün
olursa alçak dünyâ malına,
Mâni olur bu
hâli, "ölüm hazırlığı"na.
Çünkü kalbi,
dünyâyı düşünür gece ve gün.
Bedeni, dünyâ
ile meşgûl olur büsbütün.
Unutur
Yaradan’ın emir ve yasağını.
Bulamaz
meşgâleden, ibâdet fırsatını.
Bir kimse,
rızık için işinde çalışırken,
Ferâgat eder
ise, günlük ibâdetinden,
Gözetmezse
Rabbinin emir ve yasağını,
Meselâ kılmaz
ise beş vakit namâzını,
Dünyâya düşkün
olmuş sayılır ki o insan,
Çok zengin
olsa bile, sonunda olur hüsrân.
Ey kişi, öyle
çetin günler var ki önünde,
Analar,
evlâdından kaçacaktır o günde.
Hazırlık
yapmak varken, o gün için durmadan,
Ne “Ahmak”tır
dünyâya düşkün olup aldanan.
Yârın bu
hakîkatler olunca âşikâre,
Pişmân olur,
velâkin faydası yok, ne çâre.
"Aklı olan"
bir kişi, fırsat bilir bu ânı.
Yârın yüzü
akıyla, kazanır imtihânı.
"Ahmak olan"
kimse de, tâbi olur nefsine.
Atılır hor ve
zelîl, Cehennem ateşine.)
|