|
20
-
EY GAFİL İNSAN !
ÖLÜMÜ HÂTIRLAMAK
"Zahîrüddîn
Halvetî", âlim ve velî bir zât.
Emri mâruf
yaparken, eyledi Hakka vuslat.
Derdi ki: (Ey
insanlar bir “Serap”tır bu dünyâ.
Bugün var
görünse de, harâb olur sonunda.
İnsan çok
yaşasa da, ölecektir âkıbet.
"Ölüm"den,
hiç bir insan kurtulamaz ki elbet.
"Can verme"nin
acısı, öyle çetindir ki hem,
Hiç kalır ona
göre, dünyâdaki her elem.
Lâkin
âhiretteki azâblara nisbetle,
Hiç yok
denecek kadar, hafif kalır gâyetle.
“Ölüm”,
insanlar için çok zordur elbette ki.
Gafletle
ölenlerin, kötüdür âkıbeti.
Nedense kimse
bunu düşünmüyor mâlesef.
Duymuyor bunun
için, bir üzüntü ve esef.
Düşünmüş
olsalar da, olmazlar müteessir.
Hâlbuki bu
hakîkat, olacak bir gün zâhir.
Hâlbuki bir
müslümân, çekilip bir kenara,
Düşünmesi
gerekir "Ölüm"ü ara ara.
Demeli ki: (Ey
nefsim, gaflete dalma sakın.
Belki sana
ecelin, her şeyden daha yakın.
Eğer
düşünüyorsan, "Çok gencim” henüz daha,
Genç iken
ölenleri görmez misin acabâ?
"Sıhhatliyim"
diyorsan, yine yersiz bu sözün.
Sağlamken
ölenleri, görmez mi senin gözün?
Düşünsene,
ecdâdın şu anda nerde, hani?
Ayrıldılar
dünyâdan, herbiri hem de âni.
Akrânından
ölenler var iken senden evvel,
Sana
gelmiyecek mi sanıyorsun o "Ecel"?
Onlar da,
senin gibi düşünürlerdi, fakat,
Ummadıkları
anda ettiler hepsi vefât.
Var idi bir
çoğunun malı, mülkü, serveti,
Yine de "Ölüm"
oldu onların âkıbeti.
Ölümü, onlar
dahî etmezken hiç de hayâl,
Bir anda, bu
dünyâdan eylediler irtihâl.
Senin, o
ölenlerden ne farkın var ki acep,
"Ölüm
hazırlığı"nı, geriye atarsın hep.
Daha bir
müddet önce, berâber yaşadığın,
Kimseler,
vefât edip, “Toprak” oldu bir yığın.
Sen dahî,
onlar gibi olacaksın âkıbet.
Hiç
ölmiyeceğine, elinde var mı senet?
Ey nefsim, bu
gafletten uyan da kendine gel.
Çalış, lâkin
dünyâda kurma hiç uzun emel.
Geçen
cenâzeleri, görürsün gözlerinle.
Hattâ bizzât
kabire koyarsın ellerinle.
Yine
düşünmezsin ki buna rağmen, ne garip:
"Ben dahî,
bunlar gibi olacağım an karîb."
Ey nefsim,
artık uyan, öleceksin sen dahî.
Bir gün, bu
hakîkatler çıkacaktır vallahi.
Ve lâkin
pişmânlığın, faydası olmaz aslâ.
Öyleyse “Hâlis
kul” ol, dön Rabbine ihlâsla.)
|