|
20
-
EY GAFİL İNSAN !
EY
GAFİL İNSAN!
"Sa'düddîn-i
Kaşgârî", ilim ehli bir zâttı.
İşi,
müslümânlara öğüt ve nasîhattı.
Bir vâzında
dedi ki: (Ey insan, ol ki âgâh,
Hiç ummadığın
anda, ecelin gelir nâgâh.
İyi bil ki bu
dünyâ, bir "rüyâ"dır nihâyet.
Bu rüyâdan, "ölüm"le
uyanırsın sen elbet.
Bir yere
girersin ki, karanlık, dar bir kabir.
Ve suâle
çekerler seni “Münker” ve “Nekîr”.
Ebedî
kalacağın, iki yer vardır ki hem,
O, ya “Cennet”
olacak, ya mâlesef “Cehennem”.
Bunlara çok
yakında olacaksın âşinâ.
Öyleyse uyan
çabuk, al aklını başına.
Bunları
düşünmekten, var mı daha mühim iş?
Gafletten
uyanmazsan, fecî olur bu gidiş.
Ey dünyâ
lezzetine aldanan gâfil insan!
"Ölüm"e
hazırlan ki, elinde fırsat şu an.
İnsanları
bekliyor, Cehennemin ateşi.
Öyle
şiddetlidir ki, bulunmaz aslâ eşi.
Bilse idi
bunları, koyun ile sığırlar,
Yemeğe, bir
lokma et bulamazdı insanlar.
Zîrâ
kederlerinden, hiç yemezlerdi, hattâ.
Bu yüzden,
deri kemik kalırlardı âdetâ.
"Kıyâmet
günü" için şimdiden yap ki azık,
Yanarsın aksi
hâlde, kendine etme yazık.
Hazırlıklı
olanın, aslâ olmaz zararı.
Cennet
bahçelerinden, bahçe olur mezârı.
Bir kul ki,
hazırlanmaz ve etmezse hiç esef,
Mezârı,
Cehennemden çukur olur mâlesef.)
Bir gün eshâbı
kirâm, Resûlden etti suâl:
(Kim,
insanlar içinde bulur izzet ve kemâl?)
Buyurdu ki:
(Ölümü en fazla yâd edendir.
Ve ona
hazırlıkta, acele eyliyendir.)
Sordular ki:
(Günâhtan etmek için ictinâb,
Ne gibi
tedbîrleri almamız eder îcâb?)
Buyurdu:
(Çıkarmayın ölümü yâdınızdan.
Zîrâ ecel,
sür’atle geliyor ardınızdan.
Bir de hiç
unutmayın ve bilin ki muhakkak,
Sizin her
işinizi, görüyor cenâb-ı Hak.
"Ölüm",
müslümânlara hediyedir, nîmettir.
Günâhı
olanlara, acı bir musîbettir.
Hazırlıklı
olursa ölüme bir müslümân,
Sevinir,
ferahlanır eceli geldiği an.
"Îmân ile"
gidince hele o âhirete,
Bayramdır onun
için, erer büyük devlete.
Melek-ül mevt
gelerek, söyler ki o mü'mine:
(Hiç
korkma, gidiyorsun Erhamürrâhimîne.
Cennet seni
bekliyor, çok sevin, gülsün yüzün.
Artık hiç
olmıyacak sana keder ve hüzün.)
O kişi, bu
hitâbla olduğunda müşerref,
Erer büyük
devlete, bu, ne büyük bir şeref.
|