ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

19 - YÜRÜYEN ÖLÜ OLMAK

TASAVVUF'UN DİNDE YERİ

 

"Abdurrahmân Kerkûkî", âlim ve velî idi.

Sözleri, insanlara pek çok fâideliydi.

 

O, bir gün buyurdu ki: (İyi bir insan olmak,

Yedi şeyi, sırayla yapmakla olur ancak.

 

Birincisi, dosdoğru bir "Îmân edinmek”tir.

Zîrâ îmânsız olmak, sonsuz bir felâkettir.

 

İkincisi, "Dînini öğrenmek"tir mükemmel.

Zîrâ ilim olmazsa, yapılmaz hiçbir amel.

 

Üçüncüsü, her çeşit "Harâmdan sakınmak"tır.

En büyük harâm ise, bu dinde "Kalp kırmak"tır.

 

Hattâ insan, Kâbeyi, yıksa da yetmiş defâ,

"Kalp kırma"nın günâhı, büyüktür ondan daha.

 

Dördüncü mühim esas, "Farzı îfâ etmek”tir.

Farzlar, Hak teâlânın emirleri demektir.

 

Beşinci, "Mekrûhlardan kaçınmak"tır iyice.

Bunlar da, kerîh olan şeylerdir dînimizce.

 

Bundan sonra, "Sünneti yapma"ya sıra gelir.

Bunlar, Resûlullah'ın beğendiği şeylerdir.

 

Bütün bu altı şeye edince tam riâyet,

Yedinci, "Tasavvuf"a sıra gelir nihâyet.

 

Bunlardan bir tânesi yapılmaz ise eğer,

Ondan sonrakilere, verilmez hiç bir değer.

 

Meselâ bir kimsenin “Îmân’ı yoksa” şâyet,

Yapsa da, kabûl olmaz, yüz bin sene ibâdet.

 

Ve eğer harâmlardan sakınmazsa bir kişi,

Fâide vermez ona, yaptığı hiçbir işi.

 

Farzları yapmıyanın, sünneti kabûl olmaz.

Sünneti yapmıyan da, tasavvufcu olamaz.

 

Bir mü'minin kalbini, kırsa biri meselâ,

Yaptığı zikirlerin faydası olmaz aslâ.

 

Büyük âlim İmâm-ı Rabbânî hazretleri,

Pek çok fâideliydi, öğüt nasîhatleri.

 

Bu âlim buyurur ki: (Farz yanında, nâfile,

Bir deryâya nazaran, değildir damla bile.)

 

Tasavvuf, bir sofrada, sanki “Tatlı” gibidir.

Yâni ona, sofrada, en sonra sıra gelir.

 

Hak teâlâ indinde, en fazla azîz olan,

En fazla korkanlardır Allahü teâlâdan.

 

Vaktiyle bir talebe, gitmiş memleketine.

Dönüşte, hocasının yanına gelmiş yine.

 

Hocası sormuş ona: (Yolculuk boyunca hep,

Namâzları, vaktinde kılabildin mi acep?)

 

(Evet kıldım) deyince, buyurmuş ona derhâl:

(Kazancın işte budur, gerisi oldu hayâl.)

 

Zîrâ insan ölünce, dünyâ için duyduğu,

Sevinç, keder ve bütün uğraşıp yorulduğu,

 

O şeylerin tamâmı, hepsi “Hayâl” olacak.

Geriye, Allah için yaptıkları kalacak.

 

"Allah için" yapılan ibâdet, hizmet, namâz,

Bunların hiç birisi, indallah zâyi olmaz.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan