|
19 - YÜRÜYEN ÖLÜ OLMAK
TASAVVUF'UN DİNDE YERİ
"Abdurrahmân
Kerkûkî", âlim ve velî idi.
Sözleri,
insanlara pek çok fâideliydi.
O, bir gün
buyurdu ki: (İyi bir insan olmak,
Yedi şeyi,
sırayla yapmakla olur ancak.
Birincisi,
dosdoğru bir "Îmân edinmek”tir.
Zîrâ îmânsız
olmak, sonsuz bir felâkettir.
İkincisi, "Dînini
öğrenmek"tir mükemmel.
Zîrâ ilim
olmazsa, yapılmaz hiçbir amel.
Üçüncüsü, her
çeşit "Harâmdan sakınmak"tır.
En büyük harâm
ise, bu dinde "Kalp kırmak"tır.
Hattâ insan,
Kâbeyi, yıksa da yetmiş defâ,
"Kalp
kırma"nın günâhı, büyüktür ondan daha.
Dördüncü mühim
esas, "Farzı îfâ etmek”tir.
Farzlar, Hak
teâlânın emirleri demektir.
Beşinci, "Mekrûhlardan
kaçınmak"tır iyice.
Bunlar da,
kerîh olan şeylerdir dînimizce.
Bundan sonra,
"Sünneti yapma"ya sıra gelir.
Bunlar,
Resûlullah'ın beğendiği şeylerdir.
Bütün bu altı
şeye edince tam riâyet,
Yedinci, "Tasavvuf"a
sıra gelir nihâyet.
Bunlardan bir
tânesi yapılmaz ise eğer,
Ondan
sonrakilere, verilmez hiç bir değer.
Meselâ bir
kimsenin “Îmân’ı yoksa” şâyet,
Yapsa da,
kabûl olmaz, yüz bin sene ibâdet.
Ve eğer
harâmlardan sakınmazsa bir kişi,
Fâide vermez
ona, yaptığı hiçbir işi.
Farzları
yapmıyanın, sünneti kabûl olmaz.
Sünneti
yapmıyan da, tasavvufcu olamaz.
Bir mü'minin
kalbini, kırsa biri meselâ,
Yaptığı
zikirlerin faydası olmaz aslâ.
Büyük âlim
İmâm-ı Rabbânî hazretleri,
Pek çok
fâideliydi, öğüt nasîhatleri.
Bu âlim
buyurur ki: (Farz yanında, nâfile,
Bir deryâya
nazaran, değildir damla bile.)
Tasavvuf, bir
sofrada, sanki “Tatlı” gibidir.
Yâni ona,
sofrada, en sonra sıra gelir.
Hak teâlâ
indinde, en fazla azîz olan,
En fazla
korkanlardır Allahü teâlâdan.
Vaktiyle bir
talebe, gitmiş memleketine.
Dönüşte,
hocasının yanına gelmiş yine.
Hocası sormuş
ona: (Yolculuk boyunca hep,
Namâzları,
vaktinde kılabildin mi acep?)
(Evet kıldım)
deyince, buyurmuş ona derhâl:
(Kazancın
işte budur, gerisi oldu hayâl.)
Zîrâ insan
ölünce, dünyâ için duyduğu,
Sevinç, keder
ve bütün uğraşıp yorulduğu,
O şeylerin
tamâmı, hepsi “Hayâl” olacak.
Geriye, Allah
için yaptıkları kalacak.
"Allah için"
yapılan ibâdet, hizmet, namâz,
Bunların hiç
birisi, indallah zâyi olmaz.
|