ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

19 - YÜRÜYEN ÖLÜ OLMAK

SEVERSEN, SEVİLİRSİN

 

"Abdurrahmân-ı tâhî", şânı büyük bir velî.

Çehresi dâim güleç, tatlıydı hem de dili.

 

Bir gün, cemâatine buyurdu: (Ey insanlar!

Bilin ki her amelden, âhirette hesap var.

 

O gün, bütün günâhlar olur hep âşikâre.

Mahcûbiyet çok olur, bulunmaz ama çâre.

 

Dünyâ ve âhirette, mahcup olmamak için,

Af ve mağfiretini dileriz Rabbimizin.

 

En çok affa kavuşan, şu kullardır ki ama,

Affedici olurlar bu dünyâda dâimâ.

 

Nitekim evliyâdan, bir büyük mübârek zât,

Bir günkü sohbetinde, şöyle etti nasîhat:

 

(Nasıl davranmasını, istersen Rabbin sana,

Sen dahî öyle davran, dünyâda her insana.

 

Sen kulları seversen, Allah da seni sever.

Sen eğer affedersen, O da seni affeder.

 

Sen iyilik edersen, iyilik görürsün hep.

Zulmedersen, sen dahî olursun çok muazzeb.)

 

Dünyâda kaybedenler, âhirette kârdadır.

Kazançlı olduğunu sanan da ziyândadır.

 

Bir zamanlar, birisi duymuş ki, filân yerde,

Bir “Evliyâ” kişi var, gitmiş onu görmeye.

 

Demiş ki: (Ziyârete geldim ben Allah için.)

O velî buyurmuş ki: (Buyurun, şöyle geçin.)

 

Sonra namâz kılmışlar, o "Velî" olmuş imâm.

Lâkin şöyle geçirmiş kalbinden gelen adam:

 

"Bu nasıl velîdir ki, tecvit bile bilmiyor.

Bir Fâtiha'yı bile, doğru okuyamıyor."

 

İstemeden, o evde mecbûr olmuş kalmaya.

Sabahleyin kalkınca, çıkmış abdest almaya.

 

Bakmış, koca bir “Arslan”, görünür hem dişleri.

Korkusundan, zor atmış kendisini içeri.

 

Demiş ki: (Dışarıda bir arslan gördüm ki ben,

Bana saldıracaktı, zor kurtuldum elinden.)

 

O velî, bir eline alarak bastonunu,

Dışarıya çıkarak, azarlamış çok onu.

 

Demiş: (Misâfirimi, sen ne hakla ey hayvan!

Böyle korkutuyorsun, defol git buralardan!)

 

Hayvan, boyun bükerek terk eylemiş o yeri.

Dönüp o misâfire, şöyle demiş o velî:

 

(Bizim Fâtihamıza yanlış diyeceğine,

Kendi âcizliğini düşün de, gel kendine.

 

Senin merak ettiğin velîler şöyledir bak:

Onlar, Hak teâlâya mutîdir tam olarak.

 

Kim itâat ederse, Rabbine tam ihlâsla,

Onun mahlûklarından bir zarar görmez aslâ.

 

Arslan, bana itâat ettiyse, şudur sebep:

Ben, Rabbimin emrine itâat ederim hep.

 

Gâibten haber vermek, bir hüner değil aslâ.

Hüner, islâmiyyete tam uymaktır ihlâsla.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan