|
19 - YÜRÜYEN ÖLÜ OLMAK
KURTULMANIN TEK ÇÂRESİ
"Abdülmecid
Şirvânî", büyük âlim ve velî.
Sohbeti,
insanlara olurdu fâideli.
Bir günkü
sohbetinde buyurdu ki: (Biz kuluz.
Tam islâma
muvâfık yaşamaya me'muruz.
Çünkü cenâb-ı
Allah, yaratmıştır hep bizi.
O yapmıştır
hem bizim, "Vücut" makinemizi.
Nasıl
kullanılması lâzım geldiğini de,
O bilir, çünkü
O'nun eseridir hepsi de.
Zîrâ kim yaptı
ise, herhangi makineyi,
Kullanılmasını
da, o bilir daha iyi.
İşte bu çok
muazzam, hârika dediğimiz,
“Vücûdumuz”u
dahî, yaratmıştır Rabbimiz.
Kullanma
tâlimâtı olarak da, O yine,
Bir kitap
göndermiştir, "Kur'ânı kerîm" diye.
Îzâh etmek
için de, onu açık olarak,
"Peygamber"
göndermiştir, bize çok acıyarak.
Onların
gelmesinin işte asıl sebebi,
"Îzâh etmek"
içindir, Kitâb-ı ilâhî'yi.
Yâni
Resûlullah'a geldiğinden bu kitap,
O anlar
mânâsını, çünkü Odur muhâtap.
Onun
îzâhâtının dışındaki her îzâh,
Yanlış olup,
îmânı bozabilir mâzallah.
Zîrâ
Kitâbullah'ı, kendi anlayışına,
Göre tefsîr
edenler, çıkar dînin dışına.
Fark edilmez
hâldedir bu gün helâl ve harâm.
Onun için,
kurtulmak zor olmuştur bugün tam.
Bir tek çâresi
vardır, bu zaman kurtulmanın.
Ve bilmesi
lâzımdır, bunu her müslümânın.
Bu, ne nâfile
namâz, ne de zikir yapmaktır.
Bu, “Kurtulanlar
ile berâber bulunmak”tır.
İslâm
âlimlerinin okuyup kitâbını,
Değerlendirmelidir müslümân her ânını.
Hadîste
buyurdu ki, zîrâ Resûl-i zîşân:
(Allah'ın,
bir kulunu sevmediğine nişân,
O kimsenin,
ne dîne, ne de dünyâya âit,
Fâidesiz
şeylerle geçirmesidir vakit.)
Her yaptığımız
şeyi, kaydediyor melekler.
Ölünce,
önümüze konacak birer birer.
Bunların
inkârı da, mümkün olamıyacak.
Onlara, ne
bahâne, ne özür bulunacak?
"Boş"
ve mâlâya’nîyle, geçer ise zamanlar,
Amel
defterinde de, "Boş" geçer o sayfalar.
Bu boş
sahîfeleri, onlar defterlerinde,
Görünce, çok
üzülüp, kahr olurlar o günde.
Derler: (Keşke
dünyâda hiç boş oturmasaydık.
Ya dîne, ya
dünyâya yarar bir iş yapsaydık.)
Hele
defterlerinde, görseler günâh, isyân,
İşbu
pişmânlıkları, kat kat olur o zaman.)
|