|
19 - YÜRÜYEN ÖLÜ OLMAK
YÜRÜYEN ÖLÜ OLMAK
"Molla
Halîl Si'rîdî", âlim ve evliyâdır.
Kalplere tesir
eden nasîhatleri vardır.
Bir gün,
sevdiklerine buyurdu: (Ey cemâat!
Gözünüzü açın
ki, çabuk biter bu hayat.
Hadîste
buyurdu ki o Hüdâ'nın Habîbi:
(Olun siz
bu dünyâda, garip ve yolcu gibi.)
Hadîsin
devâmında, buyuruyor ki hemen:
(Addedin
kendinizi, yâhut kabir ehlinden.)
"Garip
olmak" şudur ki, hiç kimseyi tanımaz.
Her derdini,
sâdece Sâhibine eder arz.
"Yolcu gibi"
olmanın, şudur ki mânâsı da:
Gözü olmaz
dünyânın, malı ve parasında.
Bir “Âhiret
yolcusu” bilir zîrâ kendini.
Sokmaz aslâ
kalbine, dünyâ muhabbetini.
Kendini, "Ölü
gibi" addetmek de şöyledir:
Öldü ölecek
gibi, ölümü yakın bilir.
Böyle olmak,
elbette kıymetlidir bu dinde.
En yüce bir
rütbedir hattâ Allah indinde.
Nitekim böyle
idi, hazreti “Ebû Bekir”.
Onun hâli, bu
bâbta, en canlı bir örnektir.
Ölüm'e öyle
yakın bilirdi ki kendini,
Üstünde
zannederdi, hattâ o "kefen"ini.
(Yürüyen
ölü görmek isterse her kim eğer,
Ebû Bekir'e
baksın) buyurmuştur
Peygamber.
Ve lâkin bu
zamanda, her şey olmuş dünyâlık.
"Ölüm"ü
hâtırlamak, imkânsız olmuş artık.
Vaktiyle bu
yerlerde, kum gibi "Velî" vardı.
Çünkü o gün
insanlar, bunu istiyorlardı.
Zîrâ insan,
dünyâda, ister ise her neyi,
Kolaylaştırır
Allah, onu elde etmeyi.
Şimdi herkes,
"Dünyâ"yı ediyor arzu talep.
Rabbimiz de
onlara, dünyâlık veriyor hep.
Bir insanın
gönlünde ne yatıyorsa eğer,
Odur “Alın
yazısı”, odur “Kazâ ve kader”.
Kimin, "Allah
sevgisi" varsa eğer kalbinde,
Mutlaka doğru
yola erer günün birinde.
Sarılır
ibâdete, hizmetlere koşar hep.
Zîrâ böyle
olmayı ediyordu o talep.
Kim kılmak
istiyorsa namâzını beş vakit,
Ona da, bu
şartları kılar uygun, müsâit.
Her kim ne
istiyorsa, o şeye kavuşturur.
Ve herkes,
yaptığından sorumlu, mes'ûl olur.
Kim nereye
gitmeyi isterse bugün eğer,
Elbet oraya
giden bir vâsıtaya biner.
İnince,
diyemez ki: (Niçin geldim buraya?)
Çünkü kendi
isteyip, bindi o vâsıtaya.
"Hacca gitmek"
niyeti var ise bir kişinin,
Bir hac
kâfilesine katılır bunun için.
Gitmek istese
idi, şâyet başka bir yere,
O yerin
kervanına katılırdı bu kere.)
|