ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

18 - SOR KURTUL

EMR-İ MÂRUF FARZDIR

 

"Pîr Muhammed Gencevî", bir âlim ve evliyâ.

Kararmış gönülleri, ilmiyle etti ihyâ.

 

O bir gün buyurdu ki: (Biz, âciz insanlarız.

Her an, her şeyimizle, Rabbimize muhtâcız.

 

Ve lâkin hepimizde, bir "Nefis" var ki el'an,

"İlâhlık" dâvâ eder içimizde o her an.

 

Hâlbuki Hak teâlâ, kudretini çekse az,

Yok” olur bu kâinât, var olan birşey kalmaz.

 

O'nun bize verdiği bu beden ve can ile,

Yakışır mı, hiç O'na isyân etmek az bile?

 

Bir yanda, kâinâtın sâhibi “Yüce Allah”,

Bir yanda “âciz kul” ki, muhtâçtır Ona her gâh.

 

Bu zaif hâli ile, nasıl olur bir insan,

Kendisini yaratan İlâha eder isyân?

 

Bir işçi düşünün ki, çok çalışır, yorulur.

Bir gün, işverenini dinlemese, kovulur.

 

Veyâhut karşı gelse bir evlât, pederine,

Baba, almak istemez artık onu evine.

 

Hâlbuki ikisi de, çok âciz birer “Kul”dur.

Yalnız o, diğerinin rızkına sebep olur.

 

Yine kızmak gerekmez, günâhkâr insanlara.

Acıyıp, emr-i mâruf yapmak lâzım onlara.

 

Nitekim cenâb-ı Hak, meleklere bir zaman,

Buyurur: (Filân yeri, hâk ile edin yeksân!)

 

Derler ki: (Bâzı kullar vardır ki yâ ilâhî!

Hiç isyân etmediler o kullar bir gün dahî.)

 

Hak teâlâ, o zaman buyurur: (Ey melekler!

Batırın onları da, hepsi ile berâber.

 

Çünkü isyân ederken bana o diğerleri,

Değişmiyordu bile, hiç onların yüzleri.)

 

Emr-i mâruf mümkünken, yapmamak câiz olmaz.

Bu, "Allah sevgisi"yle çünkü hiç bağdaşamaz.

 

Gayriyi kurtarmaya çalışanı, dînimiz,

Kendini kurtarandan, tutuyor daha azîz.

 

Eğer bir memlekette “Hizmet” varsa islâma,

Ona iştirak etmek, farzdır her müslümâna.

 

İmkân varsa bedenen, yok ise, mal vererek,

O da mümkün değilse, yalnız duâ ederek,

 

İştirak etmelidir yapılan bu hizmete.

Yoksa, girilmiş olur büyük mes'ûliyyete.

 

Doğru”nun muhâlifi çok bulunur her zaman.

Zîrâ yayılmasını istemez nefis, şeytân.

 

Hâlbuki kötülükler, çok çabuk yayılırlar.

Nefis ile şeytândan, çünkü yardım alırlar.

 

Doğru”nun yayılması, "yokuş çıkmak" gibidir.

Şer ise, bir “Sel” gibi çabuk yayılıverir.

 

Resûlullah'a, önce, inanan çok az vardı.

O nasîhat ettikçe, alaya alırlardı.

 

On senede, “Yüz kişi” inanmamıştı bile.

Çoğaldı sonra fakat, nusret-i ilâhîyle.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan