|
18 - SOR KURTUL
AKLA TABİ OLMAK
"Tâcüddîn
Nakşibendî", çok büyük evliyâ zât.
Te'sirli
sözleriyle ederdi çok nasîhat.
Bir gün de
buyurdu ki: (İnsanlar, göz'e değil,
"Akl"a
tâbi olmalı, odur rehber ve delîl.
“Ebû Cehil”,
sâdece "Göz"e tâbi olarak,
Kâfir olup,
sonsuz bir azâbı eyledi hak.
“Hazreti
Ömer” ise, tâbi oldu "Aklı"na.
Îmân edip,
kavuştu Rabbin iltifâtına.
Bir "Allah
adamı”nı tanıyıncaya kadar,
Akıl, belli
ölçüde, belki bir işe yarar.
Ve lâkin
kavuşunca bir “mürşid-i kâmil”e,
Artık bir iş
yapması uygun olmaz aklıyle.
Kendi aklını
atıp, o zâta tâbi olur.
Yanlış bir iş
yapmaktan böylelikle kurtulur.
Çünkü o büyük
zâtlar, Allah'ın izni ile,
Hep doğru
karar verir, yanılmazlar az bile.
“Aklı selîm”
sâhibi olur ki çünkü onlar,
Allah'ın
yardımıyla, hep doğruyu bulurlar.
Aklı selîm
sâhibi olmıyan kişiler de,
Yanlış karar
verirler, yaptığı çok işlerde.
İşte bu
yüzdendir ki, bir “İslâm âlimi”ni,
Bulup, örnek
almalı Onun bütün hâlini.
Celâleddîn-i
Rûmî, "Akla uymak" bâbında,
Şöyle
buyurmaktadır Mesnevî kitâbında:
Der ki:
(Ben, ne zaman ki yüksek hocamı buldum,
Kendi
aklımı atıp, ancak böyle kurtuldum.)
“Sahâbe-i
kirâm” da, olur olmaz müslümân,
Kendi
akıllarını bıraktılar o zaman.
Eğer
kavuşulmazsa hakîkî bir “Rehber”e,
Onların kitâbı
da, rehberdir mü'minlere.
O hâlis
kitapları okuyan bir müslümân,
Çok istifâde
eder onların rûhlarından.)
Bir gün de
buyurdu ki: (İslâma hizmet için,
Üç husûsa
uyması lâzım gelir kişinin.
Bunlardan
birincisi, "Güler yüzlü" olmaktır.
Yâni sevimli
olup, kimseyi kırmamaktır.
Güler yüz ve
tatlı dil, silâhıdır bu asrın,
Ve hattâ ilk
şartıdır bu, muvaffak olmanın.
İkincisi "Cömertlik",
çokca vermek demektir.
Hiç bir şeyi
yok ise, güler yüz göstermektir.
Üçüncüsü, "İhlâslı"
olmasıdır kişinin.
Bu da, yapmak
demektir her işi “Allah” için.
Konuşur, vaaz
verir, kitap yazar o, fakat,
Bütün bu
hizmetlerden, beklemez bir menfaat.
Yâni Allah
yolunda bir hizmet etti diye,
Beklemez hiç
kimseden bir karşılık, hediye.
Hattâ
kalbinden bile geçirmesi yakışmaz.
Yoksa,
hizmetlerinin hiç fâidesi olmaz.
Allah yolunda
hizmet, "Allah için" yapılır.
Yoksa, o iş
mahşerde, suratına çarpılır.)
|