|
17 - KUL HAKKI ÇETİNDİR
ALIN YAZISI NEDİR?
"Mîr
Muhammed Nu'mân" ki, bir büyük evliyâdır.
Kalplere sürûr
veren nasîhatleri vardır.
Bir gün de
buyurdu ki: (Bu dünyâ, bir “İmtihân”.
Âhirete
nisbetle, kısadır, sanki "bir an".
İmtihânı
kazanmak için de, bir insanın,
Uyması lâzım
gelir emirlere bi hakkın.
Doktorun
vazîfesi, ilâcını vermektir.
Kullanıp
kullanmamak, hastanın elindedir.
Ve lâkin hiç
bir hasta, ilâç kullanmıyarak,
Doktoru
suçlamaya, bulamaz kendinde hak.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Dünyâda “Nehirler” var.
Herbiri, bir
noktada denizlere varırlar.
Gidiş
istikâmeti nasılsa bir ırmağın,
Nereye
varacağı, bellidir onun yârın.
“Ömür”
dahî su gibi, bir yönde akar durur.
Nereye
varacağı, işlerden belli olur.
Kimi "Cennet"
yolunu tutmuştur, öyle gider.
Kimi de, "Cehennem"e
giden yolda ilerler.
Meyhâneye
gidenle, câmiye giden, elbet,
İkisi aynı
yere varmazlar en nihâyet.
Yâni "Alın
yazısı", icraattan bellidir.
Bunu anlamak
için, kerâmet şart değildir.
Sen, kendi
kaderini istiyorsan anlamak,
Her gün, ne
gibi işler yapıyorsun, ona bak.
Allah'ın bir
kulunu sevmediğine nişân,
Fâidesiz
şeylerle uğraşır hep o insan.)
Bir gün de
buyurdu ki: (“Namâz”, mühim ibâdet.
Şartlarına
uyarak, kılmalı onu elbet.
Hırsızların
büyüğü, namâzından çalandır.
Yâni onu,
hakkıyla edâdan kaçınandır.
Yine dikkat
etmezse kişi mesâisine,
Ehemmiyet
vermezse yâni vazîfesine,
İyi yapmıyor
ise işlerini sahiden,
O da "Hırsız"
demektir, çalmıştır mesâiden.
İşte her
amelimiz, geçiyor bir bir kayda.
Eğer
beğenilmezse, birinden gelmez fayda.
İnsan,
öğrendiğiyle amel eylemelidir.
Zîrâ amelsiz
ilim, insana bir vebâldir.
Nitekim
Resûlullah buyurdu: (Yâ Rabbî, ben,
Sana
sığınıyorum, fâidesiz ilimden.)
Bir âlim ki,
ilminden etmezse istifâde,
Azâbı da,
herkesten olur daha ziyâde.
Dînimizden bir
husus öğrenirsek eğer biz,
O şeyi, tatbîk
etmek mecbûriyetindeyiz.
Yoksa, cenâb-ı
Allah sorar ki o kişiye:
(Biliyordun, ne için girdin bu günâh işe?)
Cevap
veremeyince bu suâle o kişi,
Mâzallah yakar
onu, Cehennemin ateşi.
Bu dünyâ
sıcağına, dayanmak çok zor bakın.
Öyleyse, her
günâhtan kaçınalım bihakkın.)
|