|
17 - KUL HAKKI ÇETİNDİR
EMÂNETE HİYÂNET
"Abdullah-ı
Şemdînî", bir âlim ve velîdir.
Te'sirli
sözleriyle, kalpleri etti tenvîr.
Bir gün de
buyurdu ki: (Bir hayâldir bu dünyâ.
Yâni bir “Görüntü”dür,
yâhut kısa bir rüyâ.
Herhangi
görüntünün olması için dahî,
Bir “Aslı”nın
olması lâzım gelir tabii.
İşte o asıllar
da, Cennette bulunurlar.
Dünyâdaki
herşeyin, Cennette bir aslı var.
Cennet
nîmetlerinin, dünyâdaki hayâli,
Rabbin
emirleridir “Namâz, Oruç” misâli
Kezâ
Cehennemin de bir görüntüsü vardır.
Bunlar da, “İçki,
Kumâr” misâli harâmlardır.)
Bir gün de
buyurdu ki: (“Çocuklar” bir emânet.
Baba, ona
dînini öğretmelidir elbet.
Nasıl ki
mes'ûl ise sürüsünden her çoban,
Siz dahî
mes'ûlsünüz, çoluk çocuğunuzdan.
Emânete
hıyânet olmıyacağı gibi,
Onlara,
dinlerini öğretmeli tabii.
Babalar
çocuğundan, hocalar talebeden,
Mes'ûldür
âmirler de, kendi maiyyetinden.
Hattâ “Âzâlar”
bile, emânettir insana.
Sokmamalı
onları, bir günâh ve isyâna.)
Başka bir
sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!
Bize, Hak
teâlânın şöyle bir müjdesi var:
Zîrâ buyuruyor
ki: (İhlâsla amel eden,
Âhirette,
Cennete girecek ebediyyen.)
Bu ömür,
âhirete nazaran “Yok” gibidir.
Rabbimiz,
kullarına, pek çok merhametlidir.
(İtâat
edenlere, hiç azâb yapmam) diyor.
Ve bunu,
Kitâbında bize beyân ediyor.
Zîrâ buyuruyor
ki: (Her emrime, siz benim,
İtâat
ederseniz, niçin azâb edeyim?)
Dünyâda var
mıdır ki hiç bir anne ve baba,
Evlâdını
ateşte yaksın da etsin hebâ?
Allah'ın
kullarına merhametiyse fakat,
Anne babadan
dahî ziyâdedir kat be kat.
Onun
merhametinin, sâdece yüzde biri,
Bu dünyâya
inmiştir, âhirette gerisi.
Hak teâlâ,
dünyâda, o bir merhametiyle,
Acıyıp rızık
verir, hem kâfirlere bile.
Yâni bütün
insanlar, cümle bitki ve hayvan,
O bir merhamet
ile rızıklanır durmadan.
"Errahmân"
sıfatının mânâsı şöyledir ki:
(Dünyâda,
küffâra da yetişir merhameti.)
Kalan o
doksandokuz rahmetiyse Allah'ın,
Sâdece "Mü'minler"e
verilecektir yârın.
"Errahîm"
sıfatının, mânâsı şu ki zîrâ:
(Âhirette
acır O, yalnız müslümânlara.)
Orada,
kâfirlere hiç acınmıyacaktır.
Onlar Nâr-ı
cahîm’de ebedî yanacaktır.)
|