ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

17 - KUL HAKKI ÇETİNDİR

NAMÂZ ÇOK MÜHİM

 

"Zekeriyyâ Ensârî, âlim ve velî bir zât.

Te'sirli sözleriyle ederdi çok nasîhat.

 

Bir gün de buyurdu ki: ("Namâz", gâyet mühimdir.

Onu kılmak, Allah'ın biz kullara emridir.

 

Allah, namâz kılana verir çok ecir, sevap.

Kılmıyanlara ise, yapar çok acı azâb.

 

Bir babanın evlâdı, söz dinlemezse eğer,

Babası, o evlâda ne kadar öfke eder.

 

Der ki: (Bunca hizmetler eyledim de ben sana,

Sen, nasıl bana karşı kalkışırsın isyâna?)

 

Hâlbuki ikisi de birer “Kul”dur nihâyet.

Yalnız baba, oğluna etmiştir biraz hizmet.

 

Allah” ise, yerde ve gökte ne yarattıysa,

Hepsini, bizim için yaratmıştır bilhassa.

 

Bu gözle gördüğümüz ve göremediğimiz,

Her ne ki halk ettiyse kâinâtta Rabbimiz,

 

Meselâ “Ay” ve “Güneş” ve sayısız “Yıldızlar”,

Hepsinin, muhakkak ki insana faydası var.

 

Denizlerin dibinde yaşıyan canlıların,

Yaratılması bile, faydasına insanın.

 

Ya doğrudan doğruya, ya dolaylı olarak,

Herbirinin, insana faydası var muhakkak.

 

Allah'ın kudretiyle çalışıyor kalbimiz.

Her uzvu çalıştıran, yine yüce Rabbimiz.

 

Şu mâlik olduğumuz her şey, O’nun nîmeti.

Kendi de bildiriyor bize bu hakîkati.

 

Kur'ânı kerîminde buyuruyor ki zîrâ:

(Ben o kadar çok nîmet verdim ki insanlara,

 

Yazmak için, ormanlar eğer kalem olsa hep,

Ve bilcümle deryâlar, olsalar hem mürekkep,

 

Benim nîmetlerimi hiç durmadan yazsalar.

Nîmetlerim bitmeden, tükenir o deryâlar.

 

Bir daha getirseler, o dahî elbet biter.

Tükenmez yine size verdiğim o nîmetler.)

 

Böyle yüce bir Allah, "Namâz"ı emrediyor.

Kul ise karşı gelip, "Kılmıyacağım!" diyor.

 

Müezzin, her beş vakit, diyor "Hayyâlassalâh!"

Namâza çağırıyor kulları yâni Allah.

 

Buna rağmen, özürsüz kim kılmazsa namâzı,

"Kılmıyorum!" demektir, bunun açık mânâsı.

 

"Hayyâlelfelâh!" diye, sesleniyor bir daha.

Yâni Allah, bizleri çağırıyor felâha.

 

Kim gitmezse Allah'ın bu namâz dâvetine,

Açıkça "Gelmiyorum!" demektir bu da yine.

 

Bu, Rabbe isyândır ki, ne fenâdır ve çirkin.

Bundan büyük küstâhlık olur mu bir kul için?

 

Hâlbuki Cennet için, “Köprü”dür her ibâdet.

Yâni Cennete giden bir “Yol”dur islâmiyyet.

 

Bir yere gitmek için, nasıl ki "Yol" gerektir.

Cennetin yolu ise, işte bu "Emirler"dir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan