|
17 - KUL HAKKI ÇETİNDİR
NAMÂZ ÇOK MÜHİM
"Zekeriyyâ
Ensârî, âlim ve velî bir zât.
Te'sirli
sözleriyle ederdi çok nasîhat.
Bir gün de
buyurdu ki: ("Namâz", gâyet mühimdir.
Onu kılmak,
Allah'ın biz kullara emridir.
Allah, namâz
kılana verir çok ecir, sevap.
Kılmıyanlara
ise, yapar çok acı azâb.
Bir babanın
evlâdı, söz dinlemezse eğer,
Babası, o
evlâda ne kadar öfke eder.
Der ki:
(Bunca hizmetler eyledim de ben sana,
Sen, nasıl
bana karşı kalkışırsın isyâna?)
Hâlbuki ikisi
de birer “Kul”dur nihâyet.
Yalnız baba,
oğluna etmiştir biraz hizmet.
“Allah”
ise, yerde ve gökte ne yarattıysa,
Hepsini, bizim
için yaratmıştır bilhassa.
Bu gözle
gördüğümüz ve göremediğimiz,
Her ne ki halk
ettiyse kâinâtta Rabbimiz,
Meselâ “Ay”
ve “Güneş” ve sayısız “Yıldızlar”,
Hepsinin,
muhakkak ki insana faydası var.
Denizlerin
dibinde yaşıyan canlıların,
Yaratılması
bile, faydasına insanın.
Ya doğrudan
doğruya, ya dolaylı olarak,
Herbirinin,
insana faydası var muhakkak.
Allah'ın
kudretiyle çalışıyor kalbimiz.
Her uzvu
çalıştıran, yine yüce Rabbimiz.
Şu mâlik
olduğumuz her şey, O’nun nîmeti.
Kendi de
bildiriyor bize bu hakîkati.
Kur'ânı
kerîminde buyuruyor ki zîrâ:
(Ben o
kadar çok nîmet verdim ki insanlara,
Yazmak
için, ormanlar eğer kalem olsa hep,
Ve bilcümle
deryâlar, olsalar hem mürekkep,
Benim
nîmetlerimi hiç durmadan yazsalar.
Nîmetlerim
bitmeden, tükenir o deryâlar.
Bir daha
getirseler, o dahî elbet biter.
Tükenmez
yine size verdiğim o nîmetler.)
Böyle yüce bir
Allah, "Namâz"ı emrediyor.
Kul ise karşı
gelip, "Kılmıyacağım!" diyor.
Müezzin, her
beş vakit, diyor "Hayyâlassalâh!"
Namâza
çağırıyor kulları yâni Allah.
Buna rağmen,
özürsüz kim kılmazsa namâzı,
"Kılmıyorum!"
demektir, bunun açık mânâsı.
"Hayyâlelfelâh!"
diye, sesleniyor bir daha.
Yâni Allah,
bizleri çağırıyor felâha.
Kim gitmezse
Allah'ın bu namâz dâvetine,
Açıkça "Gelmiyorum!"
demektir bu da yine.
Bu, Rabbe
isyândır ki, ne fenâdır ve çirkin.
Bundan büyük
küstâhlık olur mu bir kul için?
Hâlbuki Cennet
için, “Köprü”dür her ibâdet.
Yâni Cennete
giden bir “Yol”dur islâmiyyet.
Bir yere
gitmek için, nasıl ki "Yol" gerektir.
Cennetin yolu
ise, işte bu "Emirler"dir.)
|