ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

17 - KUL HAKKI ÇETİNDİR

KUL HAKKI ÇETİNDİR

 

"Şemseddîn Marmaravî", hâl ehli bir velî zât.

Her gün, talebesine ediyordu nasîhat.

 

O. bir gün buyurdu ki: (Bu Allah adamları.

Küfürden. hidâyete çıkarır insanları.

 

Bu zâtlar. bir insanı kabûl ederse şâyet.

Rabbin de kabûlüne olur bu bir işâret.)

 

Bir gün Ona sordu ki talebesinden biri:

(Pek fazla seviyoruz efendim biz sizleri.

 

Ama birbirimizi böyle sevemiyoruz.

Nedir bunun hikmeti, çok merak ediyoruz?)

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, iki cins günâh vardır.

Birisi, Allah ile kullar arasındadır.

 

İkinci tür günâhlar, kulların birbiriyle,

Münâsebetlerinden olurlar tamâmiyle.

 

Birinci tür günâhı, olsa da büyük, ufak,

Ya cezâ verir, yâhut, affeder cenâb-ı Hak.

 

Yâni Hak teâlânın bileceği bir iştir.

Çünkü bunlar, sırf Onun hakkıyle ilgilidir.

 

Kullar arasındaki günâhlara gelince,

Bunlarda, kulların da hakkı vardır bir nice.

 

Bu türlü günâhlarda, "Adâlet" olacaktır.

Alacaklı, borçludan hakkını alacaktır.

 

Lâkin geçmez orada, dünyâdaki paralar.

Verilir “Sevap, ecir”, yüklenilir “Günâhlar”.

 

O gün, Sırat köprüsü üstünden geçerken halk,

Yedi yerde, suâle çekilirler muhakkak.

 

Namâz, oruç, hac, zekât, gusül ve kul hakları.

Bunlar, ehli mahşere sorulur ayrı ayrı.

 

Bir "Dank" kul hakkı için, yetmiş yıllık namâzın,

Ecri, karşı tarafa verilir varsa yârın.

 

Yoksa, alacaklının günâhları alınır.

Buna yükletilerek, Cehenneme atılır.

 

İşte, bu “Kul hakkı”ndan korkarsa insan eğer,

Biriyle münâkaşa ederken, kalbi titrer.

 

Kimseye, zerre kadar zarar vermez o insan.

Çünkü o, "kul hakkı"ndan korkar da işte ondan.

 

"Kul hakkı"da, sâdece olmaz sövüp saymakla.

Hattâ doğar kul hakkı birazcık “Yan bakmak”la.

 

Kalp kırmak”, dînimizde çok büyük bir günâhtır.

Kâbeyi, yetmiş defâ yıkmaktan da fenâdır.

 

Kul hakkı'na, böylece inanırsa bir insan,

Sevilir elbette ki her kişi tarafından.

 

Âlimler buyurur ki: (Evlenecek bir kimse,

Zevcesinin hakkını gözetemiyecekse,

 

Evlenmesin! Çünkü o, kul hakkına girerek,

Yârın mahşer yerinde, sıkıntıya girer pek.)

 

Ve yine buyurdu ki: (Kadın, esir değildir.

En çok görüşmemiz de, evde hanım iledir.

 

Her gün evden çıkarken, hanım ile muhakkak,

Helâllaşmalıdır ki, iyidir böyle yapmak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan