|
17 - KUL HAKKI ÇETİNDİR
KUL
HAKKI ÇETİNDİR
"Şemseddîn
Marmaravî", hâl ehli bir velî zât.
Her gün,
talebesine ediyordu nasîhat.
O. bir gün
buyurdu ki: (Bu Allah adamları.
Küfürden.
hidâyete çıkarır insanları.
Bu zâtlar. bir
insanı kabûl ederse şâyet.
Rabbin de
kabûlüne olur bu bir işâret.)
Bir gün Ona
sordu ki talebesinden biri:
(Pek fazla
seviyoruz efendim biz sizleri.
Ama
birbirimizi böyle sevemiyoruz.
Nedir bunun
hikmeti, çok merak ediyoruz?)
Buyurdu ki:
(Evlâdım, iki cins günâh vardır.
Birisi, Allah
ile kullar arasındadır.
İkinci tür
günâhlar, kulların birbiriyle,
Münâsebetlerinden olurlar tamâmiyle.
Birinci tür
günâhı, olsa da büyük, ufak,
Ya cezâ verir,
yâhut, affeder cenâb-ı Hak.
Yâni Hak
teâlânın bileceği bir iştir.
Çünkü bunlar,
sırf Onun hakkıyle ilgilidir.
Kullar
arasındaki günâhlara gelince,
Bunlarda,
kulların da hakkı vardır bir nice.
Bu türlü
günâhlarda, "Adâlet" olacaktır.
Alacaklı,
borçludan hakkını alacaktır.
Lâkin geçmez
orada, dünyâdaki paralar.
Verilir “Sevap,
ecir”, yüklenilir “Günâhlar”.
O gün, Sırat
köprüsü üstünden geçerken halk,
Yedi yerde,
suâle çekilirler muhakkak.
Namâz, oruç,
hac, zekât, gusül ve kul hakları.
Bunlar, ehli
mahşere sorulur ayrı ayrı.
Bir "Dank"
kul hakkı için, yetmiş yıllık namâzın,
Ecri, karşı
tarafa verilir varsa yârın.
Yoksa,
alacaklının günâhları alınır.
Buna
yükletilerek, Cehenneme atılır.
İşte, bu “Kul
hakkı”ndan korkarsa insan eğer,
Biriyle
münâkaşa ederken, kalbi titrer.
Kimseye, zerre
kadar zarar vermez o insan.
Çünkü o, "kul
hakkı"ndan korkar da işte ondan.
"Kul hakkı"da,
sâdece olmaz sövüp saymakla.
Hattâ doğar
kul hakkı birazcık “Yan bakmak”la.
“Kalp
kırmak”, dînimizde çok büyük bir günâhtır.
Kâbeyi, yetmiş
defâ yıkmaktan da fenâdır.
Kul hakkı'na,
böylece inanırsa bir insan,
Sevilir
elbette ki her kişi tarafından.
Âlimler
buyurur ki: (Evlenecek bir kimse,
Zevcesinin
hakkını gözetemiyecekse,
Evlenmesin!
Çünkü o, kul hakkına girerek,
Yârın
mahşer yerinde, sıkıntıya girer pek.)
Ve yine
buyurdu ki: (Kadın, esir değildir.
En çok
görüşmemiz de, evde hanım iledir.
Her gün evden
çıkarken, hanım ile muhakkak,
Helâllaşmalıdır ki, iyidir böyle yapmak.)
|