|
16 - EN MERHAMETSİZ ANNE
ÂHİRET YOLCUSUYUZ
"Ni'metullah
Geylânî", büyük âlim ve velî.
Nasîhati,
herkese olurdu fâideli.
Bir gün de
buyurdu ki: (Helekel müsevvifûn.)
"Yârın yok,
bugün vardır", mânâsı budur bunun.
Hadîsi
şerîftir ki, o Server buyurmuştur.
Yâni "Yârın
yaparım diyen, helâk olmuştur."
Yârın, sana
sorulur, hesâbı her bir işin:
(Sen bunu
yaptın ama, ne maksatla ve niçin?)
Eğer güzel bir
cevap veremezsen sen buna,
Bir "paçavra"
misâli, çarpılır suratına.
Bu dünyâ
nîmetleri, insanı aldatıyor.
Hâlbuki Allah
ona, "Metâ-ül gurûr" diyor.
Tencereyi
tutmaya yarıyan “Bez” vardır ya,
İşte “Metâ-ül
gurûr”, geliyor bu mânâya.
Büyükler
buyurur ki: (Bir kimse yola çıksa,
Götürür o
seferde, ne lâzım olacaksa.
Bir günlük
mesâfeye gidecek olsa insan,
Günlük ihtiyâç
kadar götürür eşyâsından.
Yatak
yorganını da almaz elbet yanına.
Zîrâ bu,
muhâliftir kulun tabîatına.
İhtiyâç
olmıyacak nesneleri götürmek,
Bir ahmaklık
olur ki, mü'mine yakışmaz pek.)
“Âhiret
yolcusu”yuz bu dünyâda biz dahî.
Varacağımız
menzil, âhirettir nihâi.
İşte bu
yolculukta, bize lâzım olacak,
Ve gittiğimiz
yerde ihtiyâç duyulacak,
Şeyler neyse,
onları tedârik zorundayız.
Evvelâ bu
şeyleri bilmek durumundayız.
Peki, ne gibi
şeyler âhirete âittir?
Bu şeyler, "Güzel
ahlâk" ve "Amel-i sâlih"tir.
Dînin şu dört
temeli, namâz, oruç, hac, zekât,
Ve Allah
rızâsına muvâfık her icraat,
"Amel-i
sâlih"tir ki, yapılırsa ihlâsla,
Âhirete
gidince, sıkıntı olmaz aslâ.
Bunların
hâricinde şeylerle meşgûl olmak,
Bir ahmaklık
olur ki, beğenmez cenâb-ı Hak.
Denirse ki:
(Var ise, ev yâhut at, araba,
Bu şeyler,
dünyâlıktan sayılır mı acabâ?)
"Âhiret"
niyetiyle olurlarsa, iyidir.
Yâni dünyâlık
değil, âhirete âittir.
"Nefis"
için olursa, hiç îtibâr edilmez.
Dünyâlık
olurlar ki, on para bile etmez.
"Allah için"
kazanıp, "Allah için" sarf etmek,
Hâlis
müslümânların şiârı olsa gerek.
Âhirette
faydası olmıyacak ne varsa,
Hepsi "Dünyâlık"
olup, vebâldirler hülâsa.
İşte bütün
bunlarda hatâ yapmamak için,
"Sorarak"
yapılması lâzım gelir her işin.
Hüner, suâl
ederek, işi öyle yapmaktır.
Başarının
sırrı da, burada yatmaktadır.)
|