|
15 - DİNDEN PARA
KAZANILMAZ
DİNDEN PARA KAZANILMAZ
“Ebû Saîd
Fârûkî", büyük velî ve âlim.
Var gücüyle
islâma hizmet etti her dâim.
O, bir gün
buyurdu ki: (Âhirette hesap var.
Bir bir hesap
verecek, her işinden insanlar.
(Ne için
böyle yaptın?) diye
sorulduğunda,
Herkes,
başkalarına rücû eder o anda.
Kimi der ki:
(Yâ Rabbî, ben bunu bilmiyordum.
Bunu, falan
kimsenin kitâbından okudum.)
Yâhut: (Filân
hocaya sordum bu meseleyi.
Onun dediği
gibi işledim ben o şeyi.)
Öğrendiği
doğruysa, denir ki o kimseye:
(Onunla
Cennete gir, kimden öğrendin ise.)
Yok, yanlış
öğrenmişse, denilir ki bu sefer:
(Onunla,
Cehenneme gidip girin berâber.)
Bunun için en
zor iş, din kitâbı yazmaktır.
Ve yâhut
insanlara, islâmı anlatmaktır.
Çünkü bir
meseleyi, tam ve kesin bilmeden,
Söylerse,
mes’ul olur yârın her kelimeden.
Velev ki o
dediği doğru da olsa, fakat,
İçinde
yatıyorsa bir ufacık menfaat,
Söylediği her
sözü "Zehir"dir o kişinin.
Çünkü
söylememiştir o sözü Allah için.
Velev ki
söylediği, olsa da doğru ve hak,
Lâkin onu
söylerse biraz gururlanarak,
Yine
dinliyenlere, faydası olmaz aslâ.
Çünkü
söylememiştir tevâzû ve ihlâsla.
Büyüklerden
birisi der ki bu meselede:
(Türlü kazanç
yolları vardır islâmiyyette.
Bu yollar da,
meselâ "Ticâret"tir, "San'at" tır.
"Zirâat"
veyâhut da "Hizmet" ile "Cihât"tır.
Meselâ o
Server'in "Cihâd" idi mesleği.
Harplerde,
ganîmetin, Onundu beşte biri.
Bir kimse, bu
işlerden birini yapamasa,
Yâni hiç
birisinde, muvaffak olamasa,
Böyle âciz
duruma düşerse bir müslümân,
"Dilencilik"
yapması câiz olur o zaman.
Bunu da
yapamazsa, en son çâre olarak,
Câiz olur o
kula, “Din”den para kazanmak.
Yâni yazmış
olduğu kitaptan, cüz'î bir kâr,
Alması câiz
olur, sırf ölmiyecek kadar.
Böyle bir şart
olmadan, eğer ki bir müslümân,
Yazdığı bir
kitaptan, yâhut konuşmasından,
Menfaat
sağlıyorsa, düşünüp sırf parayı,
Tercîh etmiş
sayılır, âhirete dünyâyı.
Yâni "Dünyâ
adamı" olmuştur o nihâyet.
Çünkü
islâmiyyeti, dünyâya etti âlet.
Dîne hizmet
etmesi velhâsıl bir kişinin,
Muhakkak
olmalıdır, sâdece "Allah için".
Yâni sırf "Para
için" yapıyorsa, elbette,
Hiçbir
fâidesini göremez âhirette.)
|