|
14 - İSLÂMA HİZMET
FARZDIR
DUÂ ETMEK, İBÂDETTİR
"Hakîm-i
Tirmizî" ki, hâl ehli bir velî zât.
Tesirli
sözleriyle, ederdi çok nasîhat.
Bir gün de
buyurdu ki: ("Duâ", bir ibâdettir.
Ve çok
iyiliklerin gelmesine sebeptir.
Hazreti Ömer
Fâruk, ömreye gitmek için,
Resûl-i
kibriyâ'dan, istediğinde izin,
Buyurdu ki:
(Gidiniz sıhhat ve afiyetle.)
Ve ey
kardeşim Ömer, bana da duâ eyle.)
Hazreti Ömer
der ki: (Bu "Kardeşim" sözünden,
Daha tatlı bir
kelâm, duymadım ömrümde ben.)
"Duâ"
demek, birine bir şey ikrâm etmektir.
Bir "Fâtiha"
göndermek, yine duâ demektir.
Birine, az da
olsa, iyilik etsen şâyet,
O da, bu
iyiliğin altında kalmaz elbet.
Bir "Allah
adamı"na, bir duâ etsen eğer,
O da, sana
misliyle yardım ve himmet eder.
Eğer
Resûlullah'a, bir duâ ve salevât,
Edersen, O da
sana yârın eder şefâat.
Yâni duâ
etmekle bir din kardeşimize,
Onun kat kat
fazlası, döner ve gelir bize.
Allah'ın
Sevgilisi, eshâbı kirâmına,
Bâzan
buyururdu ki: (Duâ ediniz bana.)
O zaman
derlerdi ki: (Ey Allah'ın Habîbi!
Var mı
ihtiyâcınız duâya bizim gibi?)
O buyurur idi
ki cevâbında eshâba:
(Sizler duâ
ederek, kavuşun bu sevâba.
Faydası
edene mi, edilene mi olur?
Şimdi
bilmeseniz de, sonradan belli olur.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Kurtuluşu kişinin,
Yapmasına
bağlıdır, her şeyi "Allah için".
Hiç tasvip
edilmiyen bâzı insanlar vardır.
O da, "Kullara
göre" şekillenen insandır.
Hep insanlara
göre tavır alır o yâni.
Lâkin cenâb-ı
Allah, hiç beğenmez bu hâli.
Çünkü hâlis
müslümân, her yerde müslümândır.
Eğer
değişiyorsa, onun dîni noksandır.
"Altın",
hiç değişir mi, olsa da hangi elde?
Kâfirde de
altındır, mü'minin elinde de.
"Hava"
ve "Su" ne ise, müslümân işte odur.
Onun yanında
olan, bulur râhat ve huzûr.
Çünkü o,
âhirete döndürmüştür yüzünü.
Onu gören,
unutur cümle üzüntüsünü.
Mü'minler,
Allah için bir araya gelseler,
Buna, melekler
bile imrenir, gıbta eder.
Bu gibi
müslümânlar, mezârdan kalktığında,
Gölgeleneceklerdir, “Arş-ı âlâ” altında.
Kim nefsine
değil de, islâma uysa şâyet,
Ebediyyen
Cennete kavuşur en nihâyet.
Her kim de
gider ise, hep nefsinin peşinde,
Yanar o da
mâzallah, Cehennem ateşinde.)
|