ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

14 - İSLÂMA HİZMET FARZDIR

HER ŞEYİN HAYIRLISI

 

"Ubeydullah Hakkârî", büyük âlim, evliyâ.

Onun hizmetleriyle din ilmi oldu ihyâ.

 

Biri Ona sordu ki: (Evliyâ nasıl olur?

Evliyâ kimselerde, ne özellik bulunur?)

 

Buyurdu ki: (Evliyâ denir ki şu kimseye,

Doludur kalbi onun, sırf "Allah sevgisi"yle.

 

Yâni Onu çok seven, sırf Onun için yanan,

Bir kalbi olan kişi, "Evliyâ"dır her zaman.

 

İmâm-ı Rabbânî de, eseri "Mektûbât"ta,

Bu mevzû üzerinde buyuruyor ki hattâ:

 

(Böyle kalbin sâhibi, düşünse de bin sene,

Aslâ gelmez kalbine, Allah'tan gayri nesne.)

 

Buna kavuşmak için, pek çok çalışmalıdır.

Ve acele etmeyip, ümitli olmalıdır.

 

Bir gün gelir, elbette nasîb olur bu devlet.

Her şeyi, bir saatte verebilir O elbet.

 

Ya henüz hayattayken, ya verirken rûhunu,

Yâhut öldükten sonra, ihsân eder O bunu.

 

Ne zaman ihsân eder, Onun bileceği iş.

Köle, Efendisiyle eder mi alışveriş?

 

Kula düşen, ihlâsla yapmaktır kulluğunu.

O verir veyâ vermez, düşünmez aslâ bunu.

 

Çünkü vermesi midir bize hayırlı olan?

Yoksa vermemesi mi, haberimiz yok bundan.

 

Belki de şımarırız o nîmet verilince.

Allah'ın yaptığında, hikmetler vardır nice.

 

Nitekim ilk asırda "Sâlebe" diye bir zât,

Bir gün, Resûlullah'a ederek mürâcaat,

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, usandım fakirlikten.

Duâ et, malım artsın, çok zengin olayım ben.)

 

Buyurdu ki: (Sen benden, böyle şey etme talep.

Hayırlısı ne ise, onu arzu eyle hep.)

 

O, ısrârla dedi ki: (Hayır, bana duâ et.

Bıktım bu fakirlikten, zengin olayım gâyet.)

 

Resûle "Hayır!" demek, küfürdür ki esâsen,

O, “Hayır” demek ile, düşmüştü küfre zâten.

 

Resûlullah, sözünü üç kere etti tekrar.

O, yine bu talepte inâtla etti ısrâr.

 

Son defâ buyurdu ki: (Ben size Peygamberim.

Eğer duâ edersem, yaratır hemen Rabbim.

 

Lâkin olabilir ki, sıkıntı çekersin sen.

Hayırlısını iste bu hususta istersen.

 

Çünkü mal, bâzan iyi, bâzan iyi değildir.

Hayırlı olmasını istemek en iyidir.)

 

O çok ısrâr edince, Resûlullah nihâyet,

Ona duâ buyurdu, "Zengin" oldu begâyet.

 

Lâkin bir sene sonra, o Server, bu kimseye,

Memurunu gönderdi, "Git, zekât iste" diye.

 

O, zekâtı vermeyip, hem de hayâ etmeden,

Dedi: (Sizin için mi, kazandım bu malı ben?)

 

Böylece mürted olup, yıktı âhiretini.

"Ateş"e atıverdi ebediyyen kendini.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan