ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

14 - İSLÂMA HİZMET FARZDIR

BÜYÜKLER "BEN" DEMEZ

 

"Abdülbâkî Efendi", âlim ve velî bir zât.

Bir gün, sevdiklerine, şöyle etti nasîhat:

 

Müslümân, mütevâzı, alçak gönüllüdür hep.

"Ben" diye konuşmaktan, eder hayâ ve edeb.

 

Nitekim "Bâkî Billah" adında velî bir zât,

Vardı ki, çok dolaştı bulmak için bir üstâd.

 

Yağmur çamur demeyip, gezdi bu aşk içinde.

Yaşlı vâlidesi de dolaşırdı peşinde.

 

Çektiği zahmetleri görerek bu oğlunun,

İçten üzülüyordu hâline her gün Onun.

 

Bir gece yarısında, sahrâlara çıkarak,

Duâ etti oğluna, Allah'a yalvararak:

 

(Yâ Rabbî, evlâdımın murâdı neyse eğer,

Habîbin hürmetine, eyle Ona müyesser.

 

Ya kavuştur oğlumu, ne ise murâdına,

Ya da, al ki canımı, tahammülüm yok buna.)

 

Bu duâ üzerine, "Hâcegî İmkenegî",

Hazretlerini bulup, hâsıl oldu dileği.

 

Bir defâ oturmakla bu “Velî”nin dersine,

Yükseldi tasavvufun en son mertebesine.

 

Mutlak icâzet verip, buyurdu ki o Hazret:

(Sana, iki şey için verildi bu icâzet.

 

Biri, mübârek olsun, kavuştun murâdına.

İkincisi, Serhend'den bir zât gelir yanına.

 

Sen de, bu emâneti, Ona teslîm eyle ki,

Bu yol devâm edecek Onunla elbette ki.)

 

Bu emirle, Serhend'e gitti ise de, fakat,

Aradı, bulamadı o kimseyi o saat.

 

"İmâm-ı Rabbânî"ydi aradığı kahraman.

Meğer o gün ayrılmış, bir iş için oradan.

 

Yurduna geri dönüp, başladı beklemeye.

Başkaları gelirdi, Ona talebeliğe.

 

Lâkin tevâzûundan, geri gönderiyordu.

(Aradığınız kişi, ben değilim) diyordu

 

Bir gence, rüyâsında dendi ki: (Durma daha.

Yârın gidip tâbi ol, Hâce Bâkî Billâh'a.)

 

Gitti, lâkin o gence buyurdu ki mübârek:

(Aradığın o kişi, başkası olsa gerek.

 

Sen, kendine bir rehber ararsın, anlıyorum.

Ben dahî, senin gibi bir rehber arıyorum.)

 

Geri gelip, o gece rüyâ gördü O yine.

(Niçin tâbi olmadın?) denildi kendisine.

 

Dedi ki: (Gittim ama, o zât mürşid değilmiş.

O dahî benim gibi, bir rehber arar imiş.)

 

Denildi ki; (O idi, git tâbi ol ihlâsla.

Zîrâ "Benim" demezler, o büyük zâtlar aslâ.)

 

Tekrar gidip dedi ki: (Efendim, bu iş tamam.

Beni kovsanız bile, bu kapıdan ayrılmam.)

 

O böyle arz edince gidip Bâkî Billâh'a,

O zaman kabûl edip, döndürmedi bir daha.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan