|
13 - BEDAVA TANIDIK
KALP DÖNEKTİR
"Şemseddîn
Marmaravî", hâl ehli bir evliyâ.
Bu zâtın
zamânında, din ilmi oldu ihyâ.
Bir günkü
sohbetinde buyurdu: (Müslümânlık,
Birlikte
bulunmayı görür uygun, muvâfık.
Zîrâ
berâberlikte vardır hayır ve rahmet.
Hâlbuki
ayrılıkta, var azâb ve felâket.
Müslümânlar,
Cennette olurlar bir arada.
Hem de ebedî
olup, ayrılık yok orada.
Dünyâ, hayâl
ve hiç'tir, işi de hiç'tir elbet.
“Hiç”
ile uğraşan da, “Hiç” olur en nihâyet.
Ölüm ve
sonrasına, kim hazırlanır ise,
Odur Allah
indinde hayırlı, iyi kimse.
Biz, her an,
her saatte bir işler yapıyoruz.
Ve her bir
işimizde, bir niyet taşıyoruz.
Bu da, ya “Nefis”
için, ya da “Allah” içindir.
Yâni kul, her
işinde imtihân içindedir.
“Kalp”,
her an, her sâniye, sağa sola döner hep.
Ya hayra karar
verir, ya şerri eder talep.
Nitekim
Resûlullah, ederdi şöyle duâ:
(Yâ Rabbî,
sen kalbimi sâbit kıl doğru yolda.)
Ey insan, son
nefeste döner de eğer kalbin,
“Küfr”
üzere durursa, o zaman n'ôlur hâlin?
“Îmân”
üzre durması isteniyorsa eğer,
Sâlih kimseler
ile bulunmalı berâber
Hep iyilerle
olup, edersek çok ibâdet,
Son anda, îmân
ile gideriz en nihâyet.
Büyükler
buyurdu ki: (Her iyiliğe engel,
İnsanın
kendisidir her şeyden daha evvel.)
“Nefis”,
çok tehlikeli düşmândır sâhibine.
Zîrâ
çalışmaktadır, hep onun helâkine.
Düşmânı,
dışarıda aramıyalım ki biz,
Düşmân
içimizdedir, o da, kendi nefsimiz.
Ondan
kurtulmak için, okumalı çok kitap.
Zîrâ din
bilgisiyle, kuvvet bulur ruh ve kalp.
“Dünyâ”ya,
ne kadar çok dalarsak akşam sabah,
O düşmânla, o
kadar dost oluruz mâzallah.
“Âhiret”e
ne kadar yapışırsak bâhusus,
O düşmânın
şerrinden, o kadar kurtuluruz.
Biz şimdi
otururken, görüyor Allah bizi.
Bizden iyi
biliyor, niyet ve kalbimizi.
Her günü, "Son
gün" gibi edin siz mülâhaza.
Yine, "Son
vakit" gibi durun siz her namâza.
Vakit
bildirmemiştir kimseye zîrâ ecel.
Hazırlanın
ölüme, kurmayın uzun emel.
Şimdi ehl-i
Cehennem, kabirde yanıyorlar.
Gözümüz
görmese de, bu azâblar şimdi var.
Âhirette,
gidecek iki yer vardır ki hem,
Biri ebedî “Cennet”,
biri sonsuz “Cehennem”.
Gözden perde
kalkınca, görünür bu hakîkat.
Çok pişmân
olunsa da, çâresi olmaz fakat.)
|