|
13 - BEDAVA TANIDIK
YOK OLAN KURTULUR
"Ziyâeddin
Nahşebî", büyük islâm âlimi.
Hiç yılmadan
islâma hizmet etti dâimî.
O bir gün,
sohbetinde buyurdu ki: (Ey insan!
“Ölüm”e
hazırlan ki, kalmadı fazla zaman.
Kul, islâma
uydukça, yükselir derecesi.
Sahâbe-i
kirâmın, yükseldi böyle hepsi.
Huzûr ve
sohbetinde kalarak o Resûl’ün,
Kalpleri
temizlenip, yükseldiler büsbütün.
Öyle çok
sevdiler ki Resûlullah'ı hattâ,
Kendi
nefislerini “Yok” bildiler âdetâ.
Meselâ "biraz
arpa" sadaka verse eshâb,
Kazanırlar idi
ki bundan öyle çok sevap,
Başkaları,
verse de "dağlar kadar altın"ı,
Yine
alamazlardı onların sevâbını.
Zîrâ çok
yüksektiler, başkasına kıyâsla.
Onlar, her
işlerini yaparlardı ihlâsla.
Ve onlar “Yok”
olmuştu, Allah ve Peygamber'de.
Bu yüzden
yükseldiler, sonsuz derecelerde.
Elbette bu
mânâda yok olmak, çok zor iştir.
Lâkin öyle yok
olan, böyle çok yükselmiştir.
"Yok olma"nın
bir yolu, "Peki" demektir hemen.
Allah
adamlarına, mahvolur "Hayır" diyen.
Karşınızda
kâfir de, mürted de olsa bu gün,
Yine de,
kendinizi görmeyin ondan üstün.
Kibirliyi, ne
Allah, ve ne de kullar sever.
Tevâzû kimde
varsa, onlar çok sevilirler.
“Edeb”in
bir târifi, "Îtirâz etmemek" tir.
Kendini, hep
kusûrlu, kabâhatli görmektir.
Deyin ki: (Çok
kötüdür benim huy ve mîzâcım.
Herkesin
duâsına, çok vardır ihtiyâcım.)
Bir mü'mini
görünce, düşünün şöyle derhâl:
"Ben, bunun
duâsıyla kurtulurum ihtimâl.")
Yine bir
sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!
Şimdi herkes,
sâdece dışını süslüyorlar.
Kimde varsa
bir makâm, mevkî ve selâhiyyet,
Onlara
veriyorlar sâdece değer, kıymet.
Hâlbuki bakmaz
Allah, kulların mevkîine.
Bakar yalnız
onların, kalp ve niyetlerine.
Eshâb,
Resûlullah'a gösterip hayâ, edeb,
“Taş”
bile koyarlardı bâzısı ağzına hep.
Sıkıntının
sebebi, bir günâha girmektir.
Çâresi, pişmân
olup, istiğfâr eylemektir.
Allah,
günâhkârlara vermez muvaffakiyyet.
Her başarı, "İslâma
uymak"la olur elbet.
Hiç bir canlı
varlığa, ezâ etmeyin ki siz,
O da, Hak
teâlânın mahlûkudur şüphesiz.
“Gıdâ”
ve “Ekmek” gibi olmalı ki müslümân,
Hep ihtiyâç
duyulur bu şeylere her zaman.
Mü'minin
târifi de şudur ki ey insanlar:
(Elinden ve
dilinden, kimseye gelmez zarar.)
|