ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - BEDAVA TANIDIK

YOK OLAN KURTULUR

 

"Ziyâeddin Nahşebî", büyük islâm âlimi.

Hiç yılmadan islâma hizmet etti dâimî.

 

O bir gün, sohbetinde buyurdu ki: (Ey insan!

Ölüm”e hazırlan ki, kalmadı fazla zaman.

 

Kul, islâma uydukça, yükselir derecesi.

Sahâbe-i kirâmın, yükseldi böyle hepsi.

 

Huzûr ve sohbetinde kalarak o Resûl’ün,

Kalpleri temizlenip, yükseldiler büsbütün.

 

Öyle çok sevdiler ki Resûlullah'ı hattâ,

Kendi nefislerini “Yok” bildiler âdetâ.

 

Meselâ "biraz arpa" sadaka verse eshâb,

Kazanırlar idi ki bundan öyle çok sevap,

 

Başkaları, verse de "dağlar kadar altın"ı,

Yine alamazlardı onların sevâbını.

 

Zîrâ çok yüksektiler, başkasına kıyâsla.

Onlar, her işlerini yaparlardı ihlâsla.

 

Ve onlar “Yok” olmuştu, Allah ve Peygamber'de.

Bu yüzden yükseldiler, sonsuz derecelerde.

 

Elbette bu mânâda yok olmak, çok zor iştir.

Lâkin öyle yok olan, böyle çok yükselmiştir.

 

"Yok olma"nın bir yolu, "Peki" demektir hemen.

Allah adamlarına, mahvolur "Hayır" diyen.

 

Karşınızda kâfir de, mürted de olsa bu gün,

Yine de, kendinizi görmeyin ondan üstün.

 

Kibirliyi, ne Allah, ve ne de kullar sever.

Tevâzû kimde varsa, onlar çok sevilirler.

 

Edeb”in bir târifi, "Îtirâz etmemek" tir.

Kendini, hep kusûrlu, kabâhatli görmektir.

 

Deyin ki: (Çok kötüdür benim huy ve mîzâcım.

Herkesin duâsına, çok vardır ihtiyâcım.)

 

Bir mü'mini görünce, düşünün şöyle derhâl:

"Ben, bunun duâsıyla kurtulurum ihtimâl.")

 

Yine bir sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!

Şimdi herkes, sâdece dışını süslüyorlar.

 

Kimde varsa bir makâm, mevkî ve selâhiyyet,

Onlara veriyorlar sâdece değer, kıymet.

 

Hâlbuki bakmaz Allah, kulların mevkîine.

Bakar yalnız onların, kalp ve niyetlerine.

 

Eshâb, Resûlullah'a gösterip hayâ, edeb,

Taş” bile koyarlardı bâzısı ağzına hep.

 

Sıkıntının sebebi, bir günâha girmektir.

Çâresi, pişmân olup, istiğfâr eylemektir.

 

Allah, günâhkârlara vermez muvaffakiyyet.

Her başarı, "İslâma uymak"la olur elbet.

 

Hiç bir canlı varlığa, ezâ etmeyin ki siz,

O da, Hak teâlânın mahlûkudur şüphesiz.

 

Gıdâ” ve “Ekmek” gibi olmalı ki müslümân,

Hep ihtiyâç duyulur bu şeylere her zaman.

 

Mü'minin târifi de şudur ki ey insanlar:

(Elinden ve dilinden, kimseye gelmez zarar.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan