ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - BEDAVA TANIDIK

KUL HAKKI ÇETİNDİR

 

"Muhibbullah Mankpûrî", gönül dostu bir velî.

Nasîhati, herkese olurdu fâideli.

 

Bir günkü sohbetinde, buyurdu: (Ey cemâat!

Gaflete gelmeyin ki, çabuk biter bu hayat.

 

İnsanların hâline bakıp üzülüyorum.

(Yâ Rabbî, bu insanlar nasıl yanar?) diyorum.

 

Çok dehşetli günler var hepimizin önünde.

Rezîl rüsvây olmak var, yârın hesap gününde.

 

Bu çetin geçitlerden kurtulmadıkça insan,

Neş'elenebilir mi dünyâda kısa bir an?

 

Önce bir "Ölüm" var ki, o anda kalkar şuur.

Kelime-i tevhîdi söylemek çok zor olur.

 

Bir araya gelse de dünyâdaki acılar,

"Can acısı" yanında, yine de “Hiç” kalırlar.

 

Sonra "Kabir hayâtı" başlar ki mezârında,

Karanlık, dar bir yerdir, kimse olmaz yanında.

 

Sonra, korkunç şekilde gelerek Münker-Nekîr,

Suâle çekerler ki: (Rabbin kim, dînin nedir?)

 

Günâhı nisbetinde, mezârı sıkar onu.

Böcekler ve akrepler kemirir vücûdunu.

 

Kâfirlerin mezârı, Cehennemden bir çukur,

Müslümânınki ise, Cennetten bahçe olur.

 

Sonra "Mahşer azâbı", gâyet zordur ve çetin.

İnsanlar, nice bin yıl beklerler hesâb için.

 

Sonra, "Mîzân" önünde, başlar öne eğilir.

Beklenir ki, hakkında nasıl hüküm verilir?

 

"Sırât"ta, altı şeyden suâl olunur ki hem,

Altında, alev alev yanmaktadır Cehennem.

 

Îmân, namâz, hac, zekât, gusül ve kul hakları,

Sorulur bu suâller herkese ayrı ayrı.

 

Hele “Kul hakları”nda, olur ki öyle dehşet,

Peygamberlere bile, gelir korku ve haşyet.

 

Bir gıybet, bir iftirâ, gönül yıkma, sû-i zan,

Yüzünden, Cehenneme atılır nice insan.

 

Bu günâhlar, girer ki “Kul hakkı”nın içine,

Atılır böyleleri, Cehennem ateşine.

 

Cehennemde vardır ki, ateşten çetin azâb,

Bu, Rabbin etmesidir onlara öfke, gazab.

 

Meselâ hocam bana öfkelense mâzallah,

Yüzbin defâ ölümden acıdır bana vallah.

 

Gerçi bir talebeye, bu korku, bir nîmettir.

Eğer korku olmazsa, o zaman felâkettir.

 

Öyle korkmalıdır ki, talebe hocasından,

Aynen korkması gibi, kedinin bir arslandan.

 

Cehennemden korkmamak, iki sebep iledir.

Ya çok ümitli olmak, veyâhut ta gaflettir.

 

(Nasılsa Hak teâlâ af eder bizleri de.)

İşte bu düşüncedir, asıl sebep ümîde.

 

Ama biz dinlemezsek Rabbimizi dünyâda,

Cehennemden kurtulmak, çok zor olur orada.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan