|
13 - BEDAVA TANIDIK
BEDAVA TANIDIK
"Ebû Bekr-i
Ebherî", büyük bir velî idi.
"Büyük insan"
olduğu, her hâlinden belliydi.
Her an güler
yüzüyle, tanırdı Onu herkes.
Her hâli,
insanlara olurdu ibret ve ders.
O bir gün
buyurdu ki: (İhsan etti Rabbimiz.
"İslâm
âlimleri"ni bedava tanıdık biz.
Hâlbuki bir
müslümân, herhangi "Evliyâ"nın,
Olduğunu
işitse bir ucunda dünyânın,
Bütün vârını
satıp, yaparak yol parası,
Farzdır, ona
gidip de, ilim ve feyz alması.)
Bir gün de
buyurdu ki: (İnsan için felâket,
Refah
seviyesinin artmasıdır be gâyet.
Zîrâ siz
gördünüz mü, "Bu bana kâfi" diyen?
Bilâkis "Bu
da olsun" denir mütemâdiyen.
Hâlbuki
kavuşulan dünyâlık, para, altın,
Dîninden,
biraz daha götürüyor bu halkın.
En sonunda "Azgınlık"
başlıyor ki mâzallah,
Bunu beyân
ediyor Kur'ânda bize Allah.
Bir âyette,
meâlen şöyle zikretmektedir:
(Hiç
ihtiyâçsız olmak, azgınlığa sebeptir.)
Gerçi bu
büyükleri tanıyınca bir insan,
Çok varlıklı
olması, getirmez ona ziyân.
Çünkü o,
hocasından aldığı feyiz ile,
Kalbinde
bulundurmaz, dünyâdan bir iz bile.
Lâkin
tanımamışsa, âlim ve evliyâyı,
Onlar,
çıkaramazlar kalplerinden dünyâyı.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Hep duâ ediyorum.
"Yâ Rabbî,
Cehennemde bizi yakma" diyorum.
İnsan
kurtulmadıkça azâbtan âhirette,
Nasıl
hissedebilir kendini emniyette?
Ölüm, kabir ve
mahşer, hesap, mîzân ve sırat,
Bunlar
geçilmedikçe, olunur mu hiç râhat?
"Ölüm"
dehşetli bir iş, o anda şuur kalkar.
O zaman "Allah"
demek, kolay olmaz o kadar.
Diyelim ki
kurtardı "Îmân"ını son anda,
Lâkin "Kabir
sıkması" olacak mezârında.
Böcekler ve
akrepler, yiyecek vücûdunu.
Eğer günâhkâr
ise, mutlaka görür bunu.
Sonra bir "Mahşer"
var ki, mümkün değil dayanmak.
Bir ayağın
üstünde, bulunur binbir ayak.
Bir nice "Bin
sene"ler o meydanda beklenir.
İnsanlar,
izdihâmdan bîtab olur, tükenir.
Sonra "Mîzân"
kurulup, ameller tartılıp hep.
Günâh ağır
gelirse, ne olur hâli acep?
Nice insan
vardır ki, mâliktir çok sevâba.
Lâkin hesap
sonunda, dûçâr olur azâba.
Çünkü dünyâda
iken, "Kul hakkı"na girmiştir.
Ne kadar ecri
varsa, onlara verilmiştir.
Onların günâhı
da yüklenir bu kişiye.
Sonra, "Müflis"
olarak sürüklenir ateşe.)
|