|
12 - GÜL, OVADA YETİŞİR
TASAVVUF'UN TÂRİFİ
"Burhâneddîn
Tirmizî", hâl ehli bir velîydi.
Nasîhat ve
sözleri, gâyet fâideliydi.
O, bir günkü
dersinde buyurdu ki: (Ey insan!
"Alçak
gönüllü" ol ki, Rabbimiz etsin ihsân.
Hak teâlâ,
sevmiyor kibirli olanları.
Ve hattâ
rahmetinden, uzak eder onları.
Dünyâ, gölge
gibidir, aldanma sakın aman!
O, öyle
bataktır ki, battıkça batar insan.
Büyükler, “Çoban”
gibi koruyorlar bizi hep.
Onun için çok
lâzım üstâda saygı, edeb.
"Edeb"in
bir târifi, "Îtirâz etmemek"tir.
Büyüklerin
sözüne, "Baş üstüne" demektir.
Bu nefsi, en
ziyâde tahrîb eden tek husus,
Hemen "Peki"
demektir bir hak söze bâhusus.
Zîrâ nefs-i
emmâre, hep "Hayır" demek ister.
Mütevâzı
olursa, "Peki" deyip söz dinler.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Azalmakta bu ömür.
İnsan çok
yaşasa da, nihâyet bir gün ölür.
En büyük
sermâyesi, bu “Ömür”dür insana.
Onu boşa
geçirmek, yakışmaz müslümâna.
"Tasavvuf"u,
yediyüz büyük âlim ve ârif,
Hepsi, kendine
göre yaptılar birer târif.
Büyüklerden
birinin târifi de şöyledir:
(O, ehemmi
mühimme tercîh etmek demektir.)
Daha mühim
olanı, kim yaparsa her işte,
En iyi
mutasavvıf dünyâda odur işte.
Yâni tasavvuf
demek, vakti, en fâideli,
Şeye
harcamaktır ki, bu da zordur tabii.
Sağlıklı geçen
ömür, çok büyük bir nîmettir.
Maksat, “Sâlih
amel”le bu ömrü bitirmektir.
Bir "Allah"
söylemekle, bir iyilik, bir ihsân,
Yapmakla,
âhirette kurtulur belki insan.
Zîrâ âşikâr
olur, yârın her amelimiz.
Günâhımız çok
ise, nice olur hâlimiz?
Peygamber
Efendimiz şöyle buyuruyorlar:
(İbâdet
etseniz de, yine edin istiğfâr.)
Hak teâlâ
veriyor, bizler neyi istersek.
Vermek
istemeseydi,vermezdi çünkü istek.
Kimine,
kendisinin sevgisini veriyor.
O da bunu
isteyip, bu devlete eriyor.
Yâni Allah
isterse birine bir şey vermek,
Verir önce o
kula, o şeye arzu, istek.
İnsan da
zanneder ki: "İyidir de amelim,
Bunun için
bunları veriyor bana Rabbim."
Hâlbuki iyi,
kötü, her bir arzu ve talep,
Allahü
teâlâdan kullara geliyor hep.
Sonsuz hamd ve
şükürler olsun ki Rabbimize,
Hep "İyi
işler" için, arzular verir bize.
Kumar, içki
olsaydı eğer isteklerimiz,
Yüzü kara
kimseler olurduk herbirimiz.)
|