ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - GÜL, OVADA YETİŞİR

GÜL, OVADA YETİŞİR

 

"Yâkûb-i Germiyânî", ilim ehli bir zâttı.

Onun hâli, herkese öğüt ve nasîhattı.

 

Üstâdından aldığı feyiz ve ilhâm ile,

Evliyâlık yolunda, gelmiş idi kemâle.

 

Lâkin O, gizlerdi hep kendisini ağyârdan.

"Halk" içinde "Hak" ile bulunurdu her zaman.

 

O, gittiği yerlere veriyordu bir huzûr.

Onu gören kimseyi, kaplardı neş'e, sürûr.

 

Yanına, dertli biri gelseydi üzülerek,

Ayrılırdı az sonra, neş’e ile, gülerek.

 

Dostları ziyârette geçerdi çoğu vakti.

Dolaşırdı gece gün, yoktu istirâhati.

 

Derdi ki: (Ey insanlar, merhametli olunuz.

Mü'minlerin kalbini neş'eyle doldurunuz.

 

"Hizmet için" de olsa, kalp kırmayın hayatta.

Kimseyi incitmeyin, kâfir de olsa hattâ.

 

Çünkü o da Allah'ın bir kuludur nihâyet.

Onlara da acıyıp, etmeliyiz merhamet.)

 

Derdi ki: (Çok sakının, hem kibir ve gururdan.

Zîrâ iblîs, "Kibir"le kovulmuştu huzûrdan.

 

İblîs ki, yüzbin sene yapmış idi ibâdet.

Meleklerin hocası olmuştu en nihâyet.

 

Ona bırakılmıştı idâresi göklerin.

Ona gıbta ederdi cümlesi meleklerin.

 

Lâkin kibirlenince, kaybetti bu nîmeti.

Allah'ın huzûrundan, tard olundu ebedî.

 

Çünkü o, (Ben Âdem'den, hayırlıyım) diyerek,

Ona secde etmedi, bir an kibirlenerek.

 

Hâlbuki "Tevâzû"ya bürünürse kul eğer,

Hak teâlâ indinde, bulur kıymet ve değer.

 

Bu gün iki müslümân, düşse bir ihtilâfa,

Her biri, (Ben haklıyım) diyor öbür tarafa.

 

Hâlbuki haklı olsa, ne geçecek eline?

Belki de az bir zaman kalmıştır eceline.

 

Yakında, ikisi de ölecek en nihâyet.

Kimin haklı olduğu, çıkacak yârın elbet.

 

Bu hâl, şu koyunların hâline benzer aynen.

İtişip kakışırlar, mezbahaya giderken.

 

Hâlbuki biraz sonra hepsi boğazlanırlar.

Onlar, bundan habersiz, kavga edip dururlar.

 

Rahmetin gelmesine vesîledir "Tevâzû".

Zîrâ yüksek dağlardan, aşağıya akar su.

 

İnsan da, kendisini “aşağı” görür ise,

Rahmeti ilâhîden, alır büyük bir hisse.

 

"Gül", ovada yetişir, "Su", aşağı akar hep.

Mü'minin zînetidir, tevâzû, hayâ, edeb.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan