|
10 -
HANIMLA HELÂLLAŞIN
DÜNYÂ, HAYÂL'DİR
"Cemâleddîn
Uşşâkî", hem âlim, hem velîydi.
"Kâmil insan"
olduğu, her hâlinden belliydi.
Öyle
tesirliydi ki sohbeti dinleyene,
Âb-ı hayat
sunardı, konuşurken ehline.
Bir gün de
buyurdu ki: (Ölüm var ey cemâat!
Ölümden sonra
başlar hakîkî, asıl hayat.
Bu dünyâ bir "Hayâl"dir,
vefâsız, fânidir hem.
Âhiret öyle
değil, ebedîdir o âlem.
Kötü gözle
bakmayın, sakın bir müslümâna.
Hep "Hüsnü
zan" üzere bulunun her insana.
Mü'mine,
muhabbetle bakmak da ibâdettir.
Sakın sert
bakmayın ki, bu, büyük bir âfettir.
Eğer sizi
üzerse, bir mü'min kardeşiniz,
Sabredip,
kendisine karşılık vermeyiniz.
Hattâ ikrâm
ediniz o din kardeşinize.
Böyle
emretmektedir dînimiz zîrâ bize.)
Bir gün de
buyurdu ki: (İlim, amel, ihlâsı,
Te’mîne
çalışın ki, budur dînin esâsı.
Bize, "Hakk’ın
rızâsı" lüzumludur esâsen.
Kulları memnun
etmek, mümkün olmaz ki zâten.
Kim, "Allah
rızâsı"nı ararsa her işinde,
Kullar da râzı
olur ondan netîcesinde.
Kim de memnun
etmeye uğraşırsa kulları,
Allah ve kul
indinde, hiç olmaz îtibârı.)
Bir gün, bu
velî zâta sordular: (Neden acep,
İyi kötü
her insan, seviyorlar sizi hep?)
Buyurdu: (Bize
yalnız, lâzımdır "Hak rızâsı".
Aslâ mühim
değildir, kulun râzı olması.
"İnsanlar
sevsin" diye uğraşmayız biz aslâ.
Zîrâ böyle
hareket, bağdaşmaz hiç ihlâsla.
Kim, Hakk’ın
rızâsını, almaya etse gayret,
Halk da, ister
istemez, severler onu gâyet.
Kim, gönlünü
Allah'tan, kullara çevirirse,
Bilâkis seven
olmaz, kullardan onu kimse.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Bu "Allah adamları",
Zulmetten,
nûra doğru çekerler insanları.
Bir islâm
âlimini tanıyıp, Onu sevmek,
Öyle bir
nîmettir ki, benzeri bulunmaz pek.
Çünkü böyle
bir zâtın, bir şefkatli bakması,
Temizler
gönüllerde olan kiri ve pası.
Edebilmek için
de Ondan çok istifâde,
Edebli
olmalıdır yanında pek ziyâde.
Edeb’in bir
târifi, "Îtirâz etmemek"tir.
Onun her bir
emrine, hemen "Peki" demektir.
Bu Allah
adamları öyle büyüklerdir ki,
Meselâ bir
beldeden, yürüyüp geçse biri,
O zâtın
hürmetine, o yere, Hak teâlâ,
Tam kırk gün
müddet ile, göndermez kazâ, belâ.
Çünkü onlar,
Allah'ın sevgili kullarıdır.
Onların
hürmetine, belâ geri alınır.
O büyük
insanların hürmet ve hatırına,
Her kim duâ
ederse, kavuşur murâdına.)
|