ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

10 - HANIMLA HELÂLLAŞIN

ÇOK BÜYÜK İKİ NÎMET

 

"Mahmûd-i Sâminî" ki, Hakk’ın büyük velîsi.

Dîne, müslümânlara hizmetti tek gâyesi.

 

O bir gün buyurdu ki: (İnsanda çok mûteber,

"İki nîmet" vardır ki, çıksalar elden eğer,

 

Kan gelinceye kadar gözlerden yaş yerine,

Ağlansa, faydasızdır, çünkü gelmez geriye.

 

Onlardan birincisi, "Ömür"dür ki bilhassa,

Ömürden daha mühim bir nîmet olmaz aslâ.

 

İkinci büyük nîmet, "Dostların varlığı"dır.

O dostlardan ayrılmak, ne büyük bir kayıptır.

 

Eğer mümkün olsa da, dünyâyı verse hattâ,

Ölmüş olan bir velî, hiç döner mi hayâta?

 

Bir "Allah adamı"nın huzûrundaki anlar,

Tekrar ele geçer mi, ağlasa çok zamanlar?

 

Onun nûrlu bakışı, huzûr ve sohbetleri,

Dünyâyı verse bile, gelir mi tekrar geri?

 

Bu "Ömür sermâyesi" ve "Sohbet-i sâlihîn",

Hiç ölçülemiyecek nîmettir insan için.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bu dünyâ, muvakkattır.

Ölümden sonra olan hayat, asıl hayattır.

 

Çünkü insan, ne kadar sürse de uzun ömür,

Sonunda ecel gelir, ömrü biter ve ölür.

 

Bu böyle olsa dahî, o “Sonsuz hayat” yine,

Kurulmuştur bu kısa hayâtın üzerine.

 

İyi geçirilirse bu üç beş günlük hayat,

Kazandırır insana, sonsuz huzûr ve râhat.

 

Ve eğer geçirirse, günâhla her ânını,

Hak eder öldüğünde, Cehennem azâbını.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Türlü vazîfelerde,

Allah'ın melekleri mevcuttur gök ve yerde.

 

Bir de, Hak teâlânın husûsen yarattığı,

Melekleri de vardır, bunlardan daha ayrı,

 

İşte o meleklere, buyurur Hak teâlâ:

(Ben, şu şu kullarımı seviyorum pek fazla.)

 

Onlar der: (Yâ ilâhî, var mıdır bize emrin?)

Buyurur ki: (Onlara, dert verin, belâ verin.

 

Sıkıntılar verin ki o kullara siz varıp,

Bana duâ etsinler ellerini kaldırıp.

 

Çünkü ben, seviyorum onların seslerini.

İstiyorum el açıp, duâ etmelerini.)

 

Ve yine buyurur ki Allah o meleklere:

(Şu şu kulları ise, sevmiyorum bir zerre.)

 

Derler ki: (Yâ ilâhî, ne yapalım peki biz?)

Buyurur ki: (Onlara, her nîmeti veriniz.

 

Para pul, mevkî makâm, her dünyâlık ve neş’e,

Verin, ihtiyâçları kalmasın hiç bir şeye.

 

Verin ki türlü türlü dünyâ nîmetlerini,

Unutup, dillerine almasınlar hiç beni.

 

Çünkü ben, o isyânkâr kulları sevmiyorum.

Seslerini bile hiç, duymak istemiyorum.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan