|
10 -
HANIMLA HELÂLLAŞIN
ÇOK BÜYÜK İKİ NÎMET
"Mahmûd-i
Sâminî" ki, Hakk’ın büyük velîsi.
Dîne,
müslümânlara hizmetti tek gâyesi.
O bir gün
buyurdu ki: (İnsanda çok mûteber,
"İki nîmet"
vardır ki, çıksalar elden eğer,
Kan gelinceye
kadar gözlerden yaş yerine,
Ağlansa,
faydasızdır, çünkü gelmez geriye.
Onlardan
birincisi, "Ömür"dür ki bilhassa,
Ömürden daha
mühim bir nîmet olmaz aslâ.
İkinci büyük
nîmet, "Dostların varlığı"dır.
O dostlardan
ayrılmak, ne büyük bir kayıptır.
Eğer mümkün
olsa da, dünyâyı verse hattâ,
Ölmüş olan bir
velî, hiç döner mi hayâta?
Bir "Allah
adamı"nın huzûrundaki anlar,
Tekrar ele
geçer mi, ağlasa çok zamanlar?
Onun nûrlu
bakışı, huzûr ve sohbetleri,
Dünyâyı verse
bile, gelir mi tekrar geri?
Bu "Ömür
sermâyesi" ve "Sohbet-i sâlihîn",
Hiç
ölçülemiyecek nîmettir insan için.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Bu dünyâ, muvakkattır.
Ölümden sonra
olan hayat, asıl hayattır.
Çünkü insan,
ne kadar sürse de uzun ömür,
Sonunda ecel
gelir, ömrü biter ve ölür.
Bu böyle olsa
dahî, o “Sonsuz hayat” yine,
Kurulmuştur bu
kısa hayâtın üzerine.
İyi
geçirilirse bu üç beş günlük hayat,
Kazandırır
insana, sonsuz huzûr ve râhat.
Ve eğer
geçirirse, günâhla her ânını,
Hak eder
öldüğünde, Cehennem azâbını.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Türlü vazîfelerde,
Allah'ın
melekleri mevcuttur gök ve yerde.
Bir de, Hak
teâlânın husûsen yarattığı,
Melekleri de
vardır, bunlardan daha ayrı,
İşte o
meleklere, buyurur Hak teâlâ:
(Ben, şu şu
kullarımı seviyorum pek fazla.)
Onlar der: (Yâ
ilâhî, var mıdır bize emrin?)
Buyurur ki: (Onlara,
dert verin, belâ verin.
Sıkıntılar
verin ki o kullara siz varıp,
Bana duâ
etsinler ellerini kaldırıp.
Çünkü ben,
seviyorum onların seslerini.
İstiyorum
el açıp, duâ etmelerini.)
Ve yine
buyurur ki Allah o meleklere:
(Şu şu
kulları ise, sevmiyorum bir zerre.)
Derler ki: (Yâ
ilâhî, ne yapalım peki biz?)
Buyurur ki: (Onlara,
her nîmeti veriniz.
Para pul,
mevkî makâm, her dünyâlık ve neş’e,
Verin,
ihtiyâçları kalmasın hiç bir şeye.
Verin ki
türlü türlü dünyâ nîmetlerini,
Unutup,
dillerine almasınlar hiç beni.
Çünkü ben,
o isyânkâr kulları sevmiyorum.
Seslerini
bile hiç, duymak istemiyorum.)
|