ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

09 - İSLÂMİYYET NEDİR ?

KALP HASTA İSE

 

"Hâlid-i Bağdâdî" ki, büyük âlim ve velî.

Âb-ı hayat gibiydi, nasîhat ve sözleri.

 

Buyurdu: (Bir kimsede, var ise kâmil îmân,

O kişi, hiç Rabbine edemez günâh, isyân.

 

Îmân'ın hakîkati, bir “Sevgi”dir, bir “Hâl”dir.

Böyle îmân edene, isyân etmek muhâldir.

 

Çünkü o, “Âhiret”i düşünür gündüz gece.

Harâm ve günâhları işliyemez böylece.

 

Siz de harâm önünde, kapayın gözünüzü.

Yoksa, kabûl etmezler mahşerde özrünüzü.

 

Harâma, bile bile bakan bir müslümânın,

Gözüne, "Kızgın kurşun" dökülür sonra yârın.

 

"Yalan" ve "Gıybet" dahî, harâm ve çirkindir pek.

Bu iki günâhtan da, şiddetle kaçmak gerek.

 

Rabbimiz, “İki kapak” yarattı ki gözlerde,

Acele kapayalım, harâm olan yerlerde.

 

İki dudak” ile de, yaptı ki ağza kapak,

Harâm işlemiyelim, yerinde kapatarak.)

 

Biri, Ona sordu ki: (Efendim, ne sebepten,

İnsan lezzet alamaz yaptığı ibâdetten?)

 

Buyurdu ki: (Sebebi, âşikârdır bu hâlin.

Bu, "Hasta" olduğunu gösteriyor o kalbin.

 

Kalbin hastalığına, şu ki zîrâ işâret,

Yaptığı ibâdetten, alamaz tad ve lezzet.

 

Hem de, Hak teâlâdan hayâ etmez o insan.

Utanmadan Rabbine eder günâh ve isyân.

 

Kalbi hasta olanda, bulunmaz hem de hikmet.

Baktığı hiç bir şeyden, alamaz ders ve ibret.

 

Kâr etmez ona öğüt, dinlemez hiç kimseyi.

Hep kendi bildiğine göre yapar her şeyi.

 

Kurtulmak istiyorsa o kimse bu hâlinden,

Lokmaya dikkat edip, yesin hep helâlinden.

 

Bir “İslâm âlimi”nin, katılsın sohbetine.

Onun bakışı bile, şifâdır kalp derdine.

 

Nîmet bilsin dîne ve insanlara hizmeti.

Alır böyle yaparsa, ibâdetten lezzeti.)

 

Biri de, kendisinden nasîhat isteyince,

Buyurdu: (Evliyâyı, sev gücün yettiğince.

 

Allahü teâlânın dostudur zîrâ onlar.

Rabbine, bu sûretle vâsıl olur insanlar.

 

Bir kimse, “Evliyâ”yı, candan severse şâyet,

Allah'ı sevmeye de, yol açar bu muhabbet.

 

Bir "Allah adamı"nı, kim ki çok sever ise,

"İbâdet yapmış" gibi sevap alır o kimse.

 

Hattâ bütün nâfile ibâdetler içinden,

Yoktur daha üstünü, evliyâ sevgisinden.

 

Ya Onu kalbine koy, ya gir Onun kalbine.

Ancak böyle erilir, Allah'ın sevgisine.

 

Lâkin kolay değildir onları kalbe koymak.

Öyleyse, sen onların kalbine girmeye bak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan