ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

08 - TEK ÇÂRE HELÂLLAŞMAK

HERKES PİŞMAN OLACAK

 

"Abdülehad Nûrî" ki, ilim ehli, büyük zât.

Bir gün, sevdiklerine şöyle etti nasîhat:

 

(Muvaffak olmak için, hem bu dünyâ işinde,

Hem de yanmamak için Cehennem ateşinde,

 

Dînin emirlerini öğrenmeli en evvel.

Sonra da, ihlâs ile yapmalı iyi amel.

 

Her işi, dîne uygun yapmalı ki muhakkak,

Yârın hesap soracak her işten cenâb-ı Hak.

 

Orada, herkes için olacak bir pişmânlık.

Lâkin olan olmuştur, çâresi yoktur artık.

 

Hattâ pişmân olurlar, Cennette olanlar da.

Zîrâ sonsuz olarak derece var orada.

 

Derler: (Niçin daha çok ibâdet eylemedim?,

Ve niçin Allah için daha çok mal vermedim?)

 

Lâkin bu pişmânlığın, olmaz bir fâidesi.

Herkes ne yaptı ise, önüne gelir hepsi.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Allah dostu velîler,

Nasîbi olanlara, “Feyiz” ve “Nûr” verirler.

 

Resûlullah buyurdu: (Ne ki varsa kalbimde,

“Ebû Bekr”in kalbine akıttım tamâmiyle.)

 

O da, almış olduğu bu feyzleri, tamâmen,

Selmân-ı Fârisî”nin kalbine verdi aynen.

 

Bu “Nûrlar”, kalpten kalbe akıp geldi bu karar.

Kıyâmete kadar da, devâmlı böyle akar.

 

Her kim arzu ederse, bu “Nûrlar”a kavuşmak,

Bu zâtlara inanıp, sevmelidir muhakkak.

 

"Muhabbet" kanalıyla zîrâ gelir bu nûrlar.

Onları sevmiyenler, bu nûrdan mahrumdurlar.

 

Su, nasıl "boru" ile gelirse hânelere,

Bu da, "Sevgi yolu"yla akıp gelir kalplere.

 

Eğer ki bir devirde, yok ise böyle zâtlar,

O büyük insanların yazdığı “Kitaplar” var.

 

Ne zaman ki, edeble o kitaplar okunur,

Okuyanın kalbine, muhakkak akar o nûr.

 

Lâkin iki şartı var: "Muhabbet" ve "İnanmak".

Bu şartlar mevcut ise, feyiz akar muhakkak.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Vallahi Cehennem var.

Ve o müthiş ateşte, yanacak çok insanlar.

 

Gâyemiz, insanları kurtarmaktır “Ateş”ten.

Dünyâda, daha mühim bir iş yoktur bu işten.

 

Faydalı olmak için önce bu insanlara,

İslâm âlimlerini sevdirmeli onlara.

 

Onların kitâbını dağıtalım, verelim.

Ve aslâ kendimizden bir şey bahsetmiyelim.

 

Zîrâ bahsedilecek bir hâlimiz mi vardır?

Hem biz ölçü değiliz, ölçü, o kitaplardır.

 

Nasîhati, evvelâ yapalım kendimize.

Zîrâ mahşer gününde, hesap var hepimize.

 

Bu uğurda çalışmak, en büyük ibâdettir.

Bu yolda sıkıntılar çekmek de, bir nîmettir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan