|
08 - TEK ÇÂRE
HELÂLLAŞMAK
TEK ÇÂRE
HELÂLLAŞMAK
"Şeyh
Mehmed-i Şirvânî", evliyâdan bir kişi.
Sünnet-i
seniyyeye muvâfıktı her işi.
Bir gün,
sevdiklerine buyurdu ki: (Dinleyin!
Hiç bir
amelinize, az bile güvenmeyin.
İbâdet
etseniz de, edin yine istiğfâr.
Ancak böyle
kabûle lâyık olur duâlar.
Büyüklerden
birisi şöyle söylemektedir:
(Bizim
tövbemiz bile, tövbeyi gerektirir.)
Onlar böyle
söylerse, ne demek düşer bize?
Zîrâ hep
isyândayız an be an Rabbimize.
Boynu bükük,
günâhkâr bilirsek kendimizi,
O zaman Hak
teâlâ, affeder belki bizi.
Bilhassa "Kul
hakkı"ndan lâzımdır çok sakınmak.
O helâl
etmedikçe, affetmez cenâb-ı Hak.
"Mü'mine
sert bakmak" da, girer ki kul hakkına,
Aklı olan,
hiç girmez böyle bir hak altına.
Ve hele
gıybet etmek, kalp kırmak ve sû-i zan,
Gibi kul
haklarına düşebilir her insan.
Bundan
kurtulmanın da, çâresi, yolu tektir.
O da, hak
sâhibinden “Helâllık” dilemektir.
Sen haklı
olsan dahî, yine sen git, helâllaş.
Ve de ki: (Sen
haklısın, affet beni arkadaş.)
Zîrâ
Peygamberimiz buyurdu: (İki kimse,
Herhangi
meseleden ihtilâfa düşerse,
Kim önce
davranıp da, özür dilerse eğer,
Cennette,
yüksek bir köşk olur ona müyesser.)
Bilhassa “Hanımlar”ın
hukûkuna riâyet,
Eyleyip, bu
husûsa etmeli fazla gayret.
En fazla
münâsebet, çünkü onlar iledir.
Her gün
helâllaşmayı, âdet edinmelidir.
Yoksa hiç
belli olmaz, gelir de ecelimiz,
Mâzallah "Kul
hakkı"yla, o gün ölebiliriz.
“Kul hakkı”nı,
dünyâda hâlledin ki siz önce,
Yoksa, çok
müşkil olur âhirete gidince.
Kendini "Alacaklı"
sanan nice kimseler,
Hesapları
ters dönüp, "Borçlu" hâle düşerler.
Öyleyse bu
dünyâda, ne yapıp yapmalıdır.
Mutlak özür
dileyip, helâllık almalıdır.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Kardeşlerim aman hâ!
Hiç gaflete
gelip de, girmeyin bir günâha.
Çok şeyleri
bilmek de, kâfi değil velhâsıl.
Öğrendiği
şeyleri, yapmaktır dinde asıl.
“Şeytân”
da âlim idi, çok şeyi biliyordu.
Ve lâkin
bildiğini yapmayınca, kovuldu.
Eğer ki bir
ilimle edilmezse hareket,
O ilim, azâb
için olur burhan ve senet.
Özür bahâneye
de, yol bulamaz o kişi.
Zîrâ hiç
diyemez ki: "Bilmiyordum bu işi."
Dînini
bilmemek de, gerçi özür değildir.
Herkes,
ilmihâlini güzel öğrenmelidir.)
|