|
07 - ÇOK SEVEN, ÇOK
KORKAR
ÜÇ MÜHİM HAK
"Abdurrahmân-ı
Tâgî", büyük bir velî idi.
Sohbeti,
dinleyene pek çok fâideliydi.
Bir gün de
buyurdu ki: (Sakın şu "Üç kimse"nin,
Hakkına
riâyette, gevşeklik göstermeyin.
Birisi, "Anne-baba"
hakkıdır ki evvelâ,
"Üf"
bile söylemeye izin yoktur onlara.
Şöyle ki,
genç bir kişi vardı ki sahâbeden,
Annesinin
kalbini kırmıştı bir sebepten.
O günlerde bu
kişi, geldi "Ölüm hâli"ne.
Gitti
tanıdıkları hemen ziyâretine.
Ve lâkin
gördüler ki, tutulmuş dili hepten.
Hiç "Allah"
diyemiyor lisânı bu sebepten.
Eshâba, çok
üzüntü geldi bundan husûle.
Gelip bu
vaziyeti, arz ettiler Resûl’e.
Buyurdu: (Annesini
çağırın bana onun!)
Söylediler,
acele huzûra geldi kadın.
Buyurdu ki:
(Ey hâtun, hâlin nasıl oğlunla?)
Dedi: (Yâ
Resûlallah, hiç aram yok onunla.
Hanımını
kollayıp, üzmektedir beni hep.
Ben, hiç râzı
değilim oğlumdan bundan sebep.)
Buyurdu ki:
(Oğluna bağışla ki rızânı,
Tutuk dili
açılıp, Allah desin lisânı.)
Dedi: (Yâ
Resûlallah, çok kırgınım ona ben.
Şimdi "Peki"
desem de, yapamam bunu kalben.)
O Server
buyurdu ki eshâba bu sefer de:
(Çokça odun
toplayıp, ateş yakın şu yerde.)
O zaman
kadıncağız, merak etti bu işi.
Dedi ki: (Ne
sebepten emrettiniz ateşi?)
Buyurdu ki:
(Oğlunu atacağız içine.
Nasılsa lâyık
oldu Cehennem ateşine.)
Bunu duyup,
Resûl'e yalvardı ki o kadın:
(Ben râzıyım
oğlumdan, yakmayın onu sakın!)
"Üç hak"tan
ikincisi, "Hoca, üstâd" hakkıdır.
Bunların,
ebeveyn'den daha çok hakkı vardır.
Anne-baba,
çocuğun dünyâya gelmesine,
Sebeptirler,
beslenip hem de büyümesine.
Lâkin hoca ve
üstâd, öğreterek dînini,
Kazandırır
insana, "Sonsuz seâdeti"ni.
Ve eğer
anne-baba, yaparsa hem hocalık,
Onlarda, bu
"iki hak" birleşmiş olur artık.
Böyle
anne-babanın, hakkı olur iki kat.
Çünkü hem "Ebeveyn"dir,
hem de "Hoca ve üstâd".
Bir kimse
daha var ki, bizlere hakkı geçen,
O dahî,
rızkımıza sebep olan "İşveren".
Her insanın
rızkını, Rabbimiz verse de hep,
Lâkin "İşverenler"i,
kılmıştır buna sebep.
Onun da
hukûkuna riâyet etmelidir.
Zîrâ "Kul
hakkı" olup, ödemesi çetindir.
Büyükler
buyurdu ki: (İnsana şükretmiyen,
Allahü
teâlâ'ya şükredemez katiyyen.)
|