ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

07 - ÇOK SEVEN, ÇOK KORKAR

SEVMEK VE İNANMAK

 

"Abdülfettâh-ı Akrî", çok büyük evliyâ zât.

Talebeye ders verir, ederdi çok nasîhat.

 

Bir gün de buyurdu ki: (Yaptığımız işleri,

Yazıyor birer birer, hafaza melekleri.

 

Ve lâkin günâhına kim yaparsa istiğfâr,

O günâhı silinip, “Boş” kalır o sayfalar.

 

Mahşer günü, eline geldiğinde “Defter”i,

Görür ve merak eder o boş sahîfeleri.

 

Ve bunu, meleklere suâl eder hemence.

Der ki: (Bu boş yerlerde, ne vardı daha önce?)

 

Derler ki: (Günâhların yazılıydı ve lâkin,

Sen istiğfâr edince, onları sildi Rabbin.

 

Sen, din kardeşlerinin, örterdin her aybını.

Allah da örttü senden, senin günâhlarını.)

 

Buyurdu: ("Îmân" ile, insanlar insan olur.

Îmânı olmıyanın, hayvandan farkı yoktur.

 

Mü'min de, "Takvâ” ile bulur değer ve kıymet.

Çünkü Allah, takvâ'ya veriyor ehemmiyet.

 

Îmânı muhâfaza edebilmek için de,

Kişi, islâmiyyete uymalı her işinde.

 

Zîrâ tek gâye için yaratıldı “İns” ve “Cin”.

O da, yalnız Allah'a ibâdet etmek için.

 

İbâdetsiz bir îmân, fenersiz mum gibidir.

Zamanla zayıflar ve nihâyet sönüverir.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Felâha ermek için,

Sevip inanmalıdır, esâsı budur işin.

 

Bir genci düşünün ki, bir kıza olmuş âşık.

Ona her gittiğinde, giyinir düzgün ve şık.

 

Ve düzeltir aynada, kılık kıyâfetini.

Ki, o kız, o hâliyle beğensin kendisini.

 

Yâni bütün gâyesi şudur ki o kimsenin,

O kadın, kendisini bırakıp terketmesin.

 

Bu kadar çok korkar da, kızı incitmesinden,

Niçin korkmaz, Rabbinin ona gücenmesinden?

 

Böyle gaflet içinde geçer ise bu ömür,

Bulunmaz mahşer günü, bir bahâne ve özür.

 

Allah'a inanır ve severse bir müslümân,

Rızâsını almaya, gayret eder her zaman.

 

Her hangi bir ameli yapacak olsa eğer,

İlk aklına gelen şey: "Acabâ Rabbim ne der?"

 

Ve Rabbinin rızâsı yoksa eğer o işte,

Vaz geçer, yapmaz onu, "Tam îmân" budur işte.

 

Çünkü çok sevdiğinden Rabbini o müslümân,

Onu gücendirmeyi, düşünmez hiç bir zaman.

 

Kardeşlerim öyleyse, bu günden tezi yoktur.

İslâma bel bağlayıp, bulmalı râhat, huzûr.

 

Pişmân olmamak için âhirete gidince,

Öğrenmek lâzım gelir dînini ince ince.

 

İlim” de, öğrenilir sırf "Amel etmek" için.

Bir de “İhlâs” gerektir, esâsı budur işin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan