ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

07 - ÇOK SEVEN, ÇOK KORKAR

BEDAVA KAVUŞTUK

 

"Ziyâeddîn Nurşînî", büyük islâm âlimi.

Nasîhat ediyordu insanlara dâimî.

 

Zîrâ çoktu bu zâtta, insanlara merhamet.

İslâma hizmet için, etti çok sa'y-ü gayret.

 

Derdi ki: (İnsanlara, hiç kızmamak lâzımdır.

Kızmak zamânı değil, "Acımak zamânı"dır.

 

Gâyemiz, bir insanı kurtarmaktır ateşten.

Acabâ daha mühim bir iş var mı bu işten?

 

İnsanlar, gürûh gürûh giderlerken "Ateş"e,

İnsan bakabilir mi, bundan gayri bir işe?

 

Bir babanın oğluna, yapılsa bir iyilik,

Bundan, onun babası müteşekkir olur ilk.

 

Başka bir tâbir ile, "Evlâda olan hizmet,

Babasına yapılmış sayılır sanki elbet."

 

"İyâlim" buyuruyor kullara cenâb-ı Hak.

Buyurur ki: (Onları, ben yoktan eyledim halk.)

 

Bunun için, kullara yapılan bu hizmetler,

Allah'ın rızâsını almaya sebeptirler.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (İslâma hizmet etmek,

Hak teâlâ indinde, kıymeti büyüktür pek.

 

Kime nasîb ederse Hak teâlâ bu işi,

Bulunmaz bir nîmettir, çok sevinsin o kişi.

 

Lâkin hizmet ederken, düşünülmez para pul.

Yoksa, Allah indinde, o hizmet görmez kabûl.

 

Yaptığımız hizmeti, yapalım ki "İhlâs”la,

Versin karşılığını, Rabbimiz fazla fazla.

 

Eğer hizmet ederken, “Dünyâlık” düşüncesi,

Olursa, âhirette olmaz hiç fâidesi.

 

"Allah için", ihlâsla olmaz ise bir tâat,

Yârın mahşer gününde, alınmaz hiç mükâfât.

 

Zîrâ nice şehitler, yârın mahşer gününde,

Kanları akaraktan, durur mîzân önünde.

 

Rabbimiz, o kimseye buyurur ki: (Ey kulum!

Sen, hangi niyet ile vuruşup şehîd oldun?)

 

O der ki: (Yâ ilâhî, senin rızân uğruna,

Dövüşüp şehîd oldum ve geldim huzûruna.)

 

Hak teâlâ buyurur: (Ey kulum yalan dedin.

Sen, benim rızâm için dövüşüp harp etmedin.

 

"Ne cengâver bir kişi" desinler diye sana,

Dövüşüp öldürüldün ve erdin maksadına.

 

Aldın karşılığını bu bozuk niyetinin.

Bu gün, benden alacak bir şeyin yoktur senin.)

 

Pişmân olmamak için âhirette bir kişi,

Allah için, ihlâsla yapmalıdır her işi.

 

İnsan, bozuk niyetle yapsa da çok ibâdet,

İslâmı yaymak için, gösterse de çok gayret,

 

"Allah rızâsı" için yapmadı ise eğer,

Çektiği sıkıntı ve gayretler boşa gider.

 

Denir ki: (Sen bu işi, kim için yaptın ise,

Mükâfâtını dahî, git bugün ondan iste.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan