ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - EYVÂH DENECEK, AMA

HER ÂNIMIZ İMTİHÂN

 

"Sirâceddîn Şirvânî", büyük islâm âlimi.

Halka öğüt, nasîhat ediyordu dâimî.

 

O, bir gün sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!

Günâh işlemeyin ki, Cehennem var, azâb var.

 

İki niyetle olur, işleri her kişinin.

Ya "Allah için" olur, yâhut da "Nefsi için".

 

Nefsi için yaparsa, hüsrândır netîcesi.

Zîrâ büyük düşmândır, insana kendi nefsi.

 

Dünyâda en ahmak şey, bu “Nefs-i emmâre”dir.

Zîrâ her bir arzusu, kendi aleyhinedir.

 

O, yalnız bize değil, düşmândır Allah'a da.

Ona yüz verilirse, azgınlaşır daha da.

 

O, insanın koynunda, sanki “Yılan” ve “Akrep”.

Sokup öldürmek için, fırsatını kollar hep.

 

Nefsi ile dost olan, kavuşmaz merhamete.

Ve hattâ adım adım, yaklaşır felâkete.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bu dünyâ "İmtihân"dır.

Hattâ her ânımızda, birer imtihân vardır.

 

An be an, ya kazanır, yâhut da kaybederiz.

Acı olan şudur ki, yok bundan haberimiz.

 

Günlük hayâtımızda, ne yapıyorsak eğer,

Doğru” şekli bir tektir, “Yanlış”tır ötekiler.

 

Meselâ “Su içme”nin, çok şekli vardır, ama,

İçlerinden birisi, muvâfıktır islâma.

 

Bir kimse, Besmeleyle, oturup, sağ eliyle,

Üç yudumda içerse, “Doğru”dur bu hâliyle.

 

Başka türlü içmeyi, isterse onun canı,

İçebilir ve lâkin, kaybeder imtihânı.

 

Bunun gibi, sokakta, görse bir “Açık kadın”,

Bulur yine kendini içinde imtihânın.

 

Zîrâ nefs-i emmâre ve şeytân der ki ona:

(Kaçırma bu fırsatı, dön de bak şu kadına.)

 

Lâkin kalbi ve rûhu, derler ki: (Bu iş günâh.

Sakın ona bakma ki, nehyetti onu Allah.)

 

O, kalbinin sesine kulak verip, o anda,

Bakmazsa, o an için kazanır imtihânda.

 

Nefsini tercîh edip, verirse karârını,

O günâhı işler ve kaybeder imtihânı.

 

Bunun gibi, bir günde, binlerce imtihân var.

İnsan, "Hür irâde”yle bunlara verir karar.

 

Bir yanda “Nefis, şeytân”, bir yanda “Allah”ımız.

Artık bize kalmıştır, tercîh ve karârımız.

 

Her işte, Hak emrini tercîh etmek için de,

Onun emirlerini bilmeli ince ince.

 

İnsan, ayıramazsa “Doğru” ile “Yanlış”ı,

Elbet hatâlı olur, onun her davranışı.

 

Öyleyse bir müslümân, önce ilmihâlini,

Öğrenip, ona göre düzeltmeli hâlini.

 

Bir de, yaptıklarını yaparsa "Allah" için,

Kurtulması, kuvvetle umulur o kişinin.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan