|
06 - EYVÂH DENECEK, AMA
HER ÂNIMIZ İMTİHÂN
"Sirâceddîn
Şirvânî", büyük islâm âlimi.
Halka öğüt,
nasîhat ediyordu dâimî.
O, bir gün
sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!
Günâh
işlemeyin ki, Cehennem var, azâb var.
İki niyetle
olur, işleri her kişinin.
Ya "Allah
için" olur, yâhut da "Nefsi için".
Nefsi için
yaparsa, hüsrândır netîcesi.
Zîrâ büyük
düşmândır, insana kendi nefsi.
Dünyâda en
ahmak şey, bu “Nefs-i emmâre”dir.
Zîrâ her bir
arzusu, kendi aleyhinedir.
O, yalnız
bize değil, düşmândır Allah'a da.
Ona yüz
verilirse, azgınlaşır daha da.
O, insanın
koynunda, sanki “Yılan” ve “Akrep”.
Sokup
öldürmek için, fırsatını kollar hep.
Nefsi ile
dost olan, kavuşmaz merhamete.
Ve hattâ adım
adım, yaklaşır felâkete.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Bu dünyâ "İmtihân"dır.
Hattâ her
ânımızda, birer imtihân vardır.
An be an, ya
kazanır, yâhut da kaybederiz.
Acı olan
şudur ki, yok bundan haberimiz.
Günlük
hayâtımızda, ne yapıyorsak eğer,
“Doğru”
şekli bir tektir, “Yanlış”tır ötekiler.
Meselâ “Su
içme”nin, çok şekli vardır, ama,
İçlerinden
birisi, muvâfıktır islâma.
Bir kimse,
Besmeleyle, oturup, sağ eliyle,
Üç yudumda
içerse, “Doğru”dur bu hâliyle.
Başka türlü
içmeyi, isterse onun canı,
İçebilir ve
lâkin, kaybeder imtihânı.
Bunun gibi,
sokakta, görse bir “Açık kadın”,
Bulur yine
kendini içinde imtihânın.
Zîrâ nefs-i
emmâre ve şeytân der ki ona:
(Kaçırma
bu fırsatı, dön de bak şu kadına.)
Lâkin kalbi
ve rûhu, derler ki: (Bu iş günâh.
Sakın ona
bakma ki, nehyetti onu Allah.)
O, kalbinin
sesine kulak verip, o anda,
Bakmazsa, o
an için kazanır imtihânda.
Nefsini
tercîh edip, verirse karârını,
O günâhı
işler ve kaybeder imtihânı.
Bunun gibi,
bir günde, binlerce imtihân var.
İnsan, "Hür
irâde”yle bunlara verir karar.
Bir yanda “Nefis,
şeytân”, bir yanda “Allah”ımız.
Artık bize
kalmıştır, tercîh ve karârımız.
Her işte, Hak
emrini tercîh etmek için de,
Onun
emirlerini bilmeli ince ince.
İnsan,
ayıramazsa “Doğru” ile “Yanlış”ı,
Elbet hatâlı
olur, onun her davranışı.
Öyleyse bir
müslümân, önce ilmihâlini,
Öğrenip, ona
göre düzeltmeli hâlini.
Bir de,
yaptıklarını yaparsa "Allah" için,
Kurtulması,
kuvvetle umulur o kişinin.
|