ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - EYVÂH DENECEK, AMA

HEDEFSİZ İNSAN OLMAZ

 

"Yûsüf Ziyâ Bosnavî", âlim ve velî bir zât.

Ediyordu herkese çok öğüt ve nasîhat.

 

Bir gün de buyurdu ki: (İnsanda gâye, hedef,

Ne ise, ona göre bulur kıymet ve şeref.

 

Yalnız “Âhiret” ise eğer gâye ve maksat,

Kazanılır elbette, sonsuz huzûr ve râhat.

 

Gücünüz yettiğince, iyi iş yapın ki siz,

Daha ziyâdesini istemiyor Rabbimiz.

 

Ateşte yakmak için, Nemrut "Halîlullah"ı,

Dağ kadar odun yığıp, ateşledi onları.

 

Bir “Karınca”, ağzına su doldurup o zaman,

Ateşin yakıldığı mahale oldu revân.

 

Dediler ki: (Nereye gidersin ey karınca?)

Dedi: (Söndüreceğim o ateşi, varınca.)

 

Dediler: (O ateşe, dayanmaz dağlar bile.

Hiç o ateş söner mi ağzındaki su ile?)

 

Dedi ki: (Bu kadardır benim gücüm, kuvvetim.

Elimden bu geliyor ve hâlistir niyetim.)

 

O ara baktılar ki, öte yanda bir “Yılan”,

Yanaşmış, o ateşe üflüyor hiç durmadan.

 

Türlü cibilliyette yaratıldı insan da.

Kimisi hayırdadır, kimi ise isyânda.)

 

Sık sık buyururdu ki: (Zaman, âhir zamandır.

Îmânını, fesattan korumak zamânıdır.)

 

İşte bu Velî zâtın, en son ölüm ânında,

İki sevdiği kimse bulunurdu yanında.

 

Görmeye gitmişlerdi bu büyük velî zâtı.

Nihâyet biraz sonra, yakınlaştı vefâtı.

 

Bir tânesi, o zâta sordu ki: (Sizinle biz,

Cennetin neresinde buluşabileceğiz?)

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, bu gün îmânla ölmek,

Herkese nasîb olan bir nîmet değildir pek.

 

Bu gün, çok az kişiye nasîb olur bu ancak.

Îmân ile gidince, kolay olur buluşmak.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Kardeşlerim, bu zaman,

Mâzallah "Küfre düşmek", gâyet kolay ve âsân.

 

Îmânı muhafaza etmek için, en evvel,

Dînini tam olarak öğrenmeli mükemmel.

 

Ve lâkin islâmiyyet, âlimden öğrenilir.

İlmiyle âmil olan kimseye “Âlim” denir.

 

Kendi islâmiyyete uymıyan bir kişinin,

Yazdığı din kitâbı, “Zehir”dir bunun için.

 

Yâni kim, din kitâbı okur ise rastgele,

Îmânı bozulur da, haberi olmaz bile.

 

İmâm-ı Gazâlî” ve “İmâm-ı Rabbânî”nin,

Ve yine onlar gibi, hakîkî bir âlimin,

 

Allah rızâsı için, hâlisâne olarak,

Yazdıkları kitaplar okunur bu gün ancak.

 

Çünkü yazdıklarından ihlâsla, Allah için,

Tesir eder kalbine, okuyan her kişinin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan