|
06 - EYVÂH DENECEK, AMA
EYVÂH
DENECEK, AMA
"Seyyid
Muhammed Sâlih", büyük âlim, evliyâ.
Çok fâideli
oldu, ilmiyle insanlara.
Güzel ahlâk
sâhibi, merhametli idi pek.
Geçirmişti
ömrünü, dîne hizmet ederek.
Her ne zaman
nasîhat etse idi O halka,
“Ölüm”
ve "Sonrası"ndan bahsederdi mutlaka.
Bir gün,
sevdiklerine buyurdu ki: (Bu hayat,
“Hayâl”den
ibârettir, değil gerçek, hakîkat.
Şimdiden
kendinizi, "Ölüm ve sonrası"na,
Hazırlayın ki
zîrâ, bu, çabuk erer sona.
Âhiret
hayâtının ebedî olduğunu,
Kıyâmette,
işlerden hesap sorulduğunu,
İnsan iyi
anlasa, mesele kalmaz, fakat,
Anlamadan
ölürse, pişmân olur o heyhât!
Ölüp kabre
girince, der: (Eyvâh, ben ne yaptım?
Niçin bu
hakîkati, dünyâda anlamadım?)
Bilmeden bu
iş olmaz, bu din, "Bilmek" dînidir.
Dîni öğrenmek
ise, "Amel etmek" içindir.
Amel de, "Allah
için" yapılır ihlâs ile.
Kullar
beğensin diye yapılırsa, nâfile.
Evlenmek, bir
iş kurmak, yiyip içmek ve namâz,
Allah için
olmazsa, hiç bir işe yaramaz.)
Biri suâl
etti ki: (Efendim, yiyip içmek,
Allah için
olmalı dediniz, bu ne demek?)
Cevâben
buyurdu ki: (İnsan, yemek yiyince,
Vücûduna
enerji, kuvvet gelir hemence.
İki yerde
kullanır bu kuvveti insan da.
Ya “Tâat”te
kullanır, veyâhut da “İsyân”da.
İbâdette
harcarsa iş bu enerjisini,
Âhirette,
azâbtan kurtarır kendisini.
Yok eğer
kuvvetini, hep nefsinin peşinde,
Harcarsa,
azâb çeker Cehennem ateşinde.
Meselâ “Oruç
tutmak”, çok büyük bir ibâdet.
“Allah
için” olursa, kazanır değer, kıymet.
Ve lâkin
zayıflamak ve rejim yapmak için,
Olursa, hiç
sevap ve ecri olmaz o işin.
Ve yine bunun
gibi, Hacca giden bir kişi,
Sâdece “Allah
için” yapmalıdır bu işi.
"Filân
kes, yirmi defâ Hacca gitti" desinler,
Niyetiyle
giderse, verilmez hiç bir değer.
Bir nâfile
hac için, bir namâz kaçar ise,
O Hac'dan,
sevap değil, günâh alır o kimse.
Zîrâ nâfile
için, faz namâzı terk etmek,
Aklı olan
kimseye, yakışır iş değil pek.
Mahşer günü,
Mîzân'da, tartılınca ameller,
“Hâlis
ibâdetler”den, ayrılır ötekiler.
Allah,
kendine âit olanı ayıracak.
Bize âit
olanı, kendimize kalacak.
Diyecek ki: (Ey
kulum, sen şu şu işlerini,
Kim için
yaptın ise, ondan iste ecrini.)
|