|
05 - "PEKİ" DİYEN,
KAZANIR
CÖMERT OLUN!
"Abdülhakîm
Arvâsî", büyük bir evliyâdır.
Kalplere
tesir eden nasîhatleri vardır.
Onu gören
kimseyi, kaplardı neş’e, sevinç.
Yüzünden
tebessümü, noksan olmaz idi hiç.
O, bir gün
buyurdu ki: ("Dünyâ", küçük ve dardır.
Bunun için
burada, sıkıntı, darlık vardır.
Her kim
sıkılıyorsa, “Dünyâ işleri” için,
Demek kalbi,
dünyâya dönüktür o kişinin.
“Âhiret”e
dönerse, bulur râhat ve huzûr.
Zîrâ ona
giden yol, geniş, hattâ sonsuzdur.
Kavgalar, dar
yerlerde gelirler hep meydana.
Zîrâ herkes,
kendini çıkarır ön plâna.
Herkes,
menfaatini kayırır, haset eder.
Herkes, (Dünyâ
malına, ben sâhip olayım) der.
Az malı, çok
kimseler edince böyle talep,
Dünyâ
sıkıntısının menşei de budur hep.
"Alma"yı
düşünenin, sıkıntısı çok olur.
Veren ise,
dâimâ bulur râhat ve huzûr.
Hem "Vermek"
üzerine kurulmuştur dînimiz.
Veren el,
alan elden, hep üstündür ve azîz.)
Bir gün Ona
sordular: (Efendim, neden acep,
Hakîkî
müslümânlar, güleryüzlü olur hep?)
Buyurdu:
(Güler yüzlü olur mü'min esâsen.
Zîrâ mü'min
olmanın, şiârı budur zâten.
Zîrâ hâlis
müslümân, "Ölüm”ü unutmaz hiç.
Ölüm'ü çok
anmak da, verir neş'e ve sevinç.
Çünkü “Ölüm”,
başıdır sonsuz bir yolculuğun.
Hazırlanmak
lâzımdır, bu sefere çok yoğun.
İnsan,
dünyâda bile, çıksa bir kısa yola,
Bir kaç gün
evvelinden, koyulur hazırlığa.
“Ölüm
seferi”ninse, değildir günü belli.
Zîrâ hep âni
gelir insanların eceli.
İşte bu
yolculuğu, çok düşünen bir insan,
Yapar
hazırlığını, gelmeden henüz o an.
Bu dünyâ "Hayâl"
olup, gâyet kısa zamandır.
Sonsuz'a
nisbet ile, ömür, sanki “bir an" dır.
Bunun da çoğu
gitti, azı kaldı geriye.
Kavuşmaya
bakmalı, rızâ-i ilâhîye.
Ölüm
uyandırmadan, uyanalım ki şu an,
Yoksa, mahşer
gününde, oluruz gâyet pişmân.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Kardeşlerim, faraza,
Cemiyet bir "Beden"dir,
fertler de birer "Âzâ".
Birinin
ayağına, batsa ufak bir diken,
Onun acısı
ile, sızlanır bütün beden.
Vücûdun
neresinde olsa bir dert ve maraz,
Onun
sıkıntısıyla, insan râhat olamaz.
İşte bir
memleketin fertleri de böyledir.
Birisi hasta
olsa, hepsi üzüntüdedir.
Bunun için
herkese, davranın güzel, iyi.
Herkesle hoş
geçinip, üzmeyin hiç kimseyi.)
|