ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - MUHTÂÇLARA YARDIM

ÖFKENİN ZARARLARI

 

Abdül'azîz Dehlevî”, bir gün "Öfke" bâbında,

Câmide, cemâate şöyle dedi vâzında:

 

Bir gün hükümdâr “Me'mûn”, odasına gelerek,

Sofraya oturdu ki, bir miktar yesin yemek.

 

Ve lâkin hizmetçisi, çorbayı getirirken,

Elinde olmaksızın, ayağı kaydı birden.

 

Döküldü sıcak çorba, Sultânın üzerine.

Hiddetlendi hükümdâr, derhâl hizmetçisine.

 

Hattâ dövecekti ki kalkıp onu bir yaman,

Akıllı hizmetçisi, vermedi buna meydan.

 

Dedi ki: (Ey efendim, acele etmeyiniz.

Dînin emri üzere, lütfen amel ediniz.

 

Bakın, buyuruyor ki Kur'ânda Hak teâlâ:

"Takvâ sâhibi kullar, öfkelenmezler aslâ")

 

Teskîn oldu hükümdâr, onun bu sözlerinden.

Dedi: (Ben de vazgeçtim, sana sinirlenmekten.)

 

Hizmetçisi dedi ki: (Âyetin devâmı var:

"Kusûru olanları, affeder hemen onlar.")

 

Onun bu sözü dahî, çok memnun etti onu.

Dedi: (Ben de affettim, senin bu kusûrunu.)

 

Hizmetçi, hükümdâra dedi ki en sonunda:

(Sultânım, iş bitmedi, devâmı var onun da.

 

Bakın buyuruyor ki bu âyette Rabbimiz:

"İhsân sâhibi olan kulları çok severiz.")

 

Bu söz de huzûr verdi hükümdârın içine.

Bir kese “Altın” alıp, verdi hizmetçisine.

 

Yine Behâeddîn-i Buhârî hazretleri,

Çok titiz davranarak, yer idi yemekleri.

 

Bir yemek pişmiş ise "Gadab" ve "Öfke" ile,

Anlayıp, yemez idi ondan bir lokma bile.

 

Bir gün, dâvet ettiler yemeğe kendisini.

Lâkin hiç o yemeğe uzatmadı elini.

 

Dediler ki: (Efendim, helâldi yemeğimiz.

Merak ettik, acabâ ne için yemediniz?)

 

Buyurdu ki: (Yemekler helâldi hepsi, fakat,

Kızgın ve öfkeliydi, yemeği pişiren zât.)

 

Talebeden biri de, suâl etti: (Efendim!

Hâllerim iyi değil, neye dikkat edeyim?)

 

Buyurdu ki: (Lokmana dikkat eyle her zaman.

Harâmdan, tek bir lokma geçmesin boğazından.

 

Hem ayrıca bir yemek, pişer ise "Gaflet"le,

Veyâ hazırlanırsa, "Gadab" ve "Kerâhet"le,

 

O yemekten, insana olmaz fayda, bereket.

Zîrâ şeytân ve nefis, karışır ona elbet.

 

Böyle pişen yemekten, yer ise biri eğer,

Ondan hep zuhûr eder çirkin, kötü fiiller.

 

Ve eğer "Huzûr" ile, "Besmele" söyliyerek,

"Neş’e" ve "Sevgi" ile yapılırsa bir yemek,

 

Ondan her kim yer ise, kurtulur çok marazdan.

Lezzet alır yaptığı ibâdet ve namâzdan.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan