ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - MUHTÂÇLARA YARDIM

MUHTÂÇLARA YARDIM

 

Abdurrahîm Bursâvî”, âlim ve velî zâttı.

Bir gün, sevdiklerine, şu vak'ayı anlattı:

 

"Abdullah bin Mübârek" adında bir evliyâ,

Hac'da iken bir gece, gördü şöyle bir rüyâ:

 

Semâdan yeryüzüne, "İki melek" indiler.

Sonra, birbirleriyle hasbihâl eylediler.

 

Meleklerden birisi, sordu ki diğerine:

(Bu sene, kaç müslümân geldi bu Hac yerine?)

 

O dahî cevâbında, şöyle dedi o zaman:

(Bu yıl Hac'ca gelenler, altıyüzbin müslümân.)

 

Birincisi sordu ki yine ikincisine:

(Peki, kaçının haccı kabûl oldu bu sene?)

 

Dedi ki: (Bu kadar çok kimse Hacca gelmiştir.

Lâkin hiç birininki, kabûl edilmemiştir.

 

Fakat Şam'da, "Alî bin Muvaffak" diye bir zât,

Var ki, Hac sevâbını kazanmıştır o bizzât.)

 

Abdullah bin Mübârek, bu rüyâ üzerine,

O zâtı bulmak için, yöneldi Şam şehrine.

 

"Alî bin Muvaffak"ı sorarak ahâliden,

Hânesini öğrenip, yanına gitti hemen.

 

Önce selâm vererek, anlattı rüyâsını.

Dedi ki: (Söyle bana, sen şu işin aslını.

 

Sana, Hac sevâbını kazandıran iş nedir?

Ne amel işledin ki, kazandın böyle ecir?)

 

“Alî bin Muvaffak” da, buna çok etti hayret.

Dedi ki: (Bilmiyorum, yapmadım bir ibâdet.

 

Ayakkabı tâmiri yapmaktır asıl işim.

Otuz seneden beri, Hacca gitmek isterim.

 

"Üçyüz dirhem" parayı, biriktirip nihâyet,

Bu yıl, Hacca gitmeye etmiştim hâlis niyet.

 

Lâkin kısmet olmadı bu sene de bana Hac.

Zîrâ bir komşum vardı, gâyet fakir ve muhtâç.

 

Bir gün gidip gördüm ki bu komşumun evine,

Et kokusu” yayılmış evinin her yerine.

 

Şaka ile dedim ki: (Et pişiyor ocakta.

İkrâm et de, berâber yiyelim şuracıkta.)

 

Ben böyle söyleyince, ağladı hüngür hüngür.

Dedi ki: (Çocuklarım, aç bekliyor üç gündür.

 

Bütün şehri dolaşıp, iş aradım bir hafta.

Lâkin hiç bulamadım uygun iş, bir tarafta.

 

Bir yolun kenarında, “Ölü bir hayvan” gördüm.

Zarûret miktârınca, kesip eve götürdüm.

 

Yemek pişiriyorum çocuklara o etten.

İkrâm edemiyorum size de bu sebepten.)

 

Ben bunu öğrenince, çok sızladı yüreğim.

Ve hemen düşündüm ki: “Buna yardım edeyim.

 

Muhtâç olan kimseye, yardım eli uzatmak,

Nâfile ibâdetten, kıymetlidir kat be kat.”

 

Abdullah bin Mübârek, öğrenince bu hâli,

Buyurdu: (Çok isâbet eylemişsin yâ Alî!)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan