ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - ANNE DUÂSI

DUÂ, BELÂYI GİDERİR

 

Ziyâeddîn Nahşebî”, büyük âlimlerdendi.

Bir gün, şu hadîseyi dersinde nakleyledi:

 

(Resûlullah, eshâbla otururken bir ara,

Şu ibretli vak'ayı naklettiler onlara:

 

Vaktiyle bir kavimde, yaşıyordu “Üç adam”.

Bir yere giderlerken, bir dağda oldu akşam.

 

Hemen yer aradılar, gecelemek üzere.

Bir "Mağara" görerek, sığındılar o yere.

 

Lâkin koca bir “Kaya", dağdan yuvarlanarak,

Mağara kapısını kapadı tam olarak.

 

Dediler ki: (Bu yerden, bizleri kim kurtarır?

Bize yardım edecek, ancak Hak teâlâdır.

 

İyi işlerimizle, edelim Ona niyâz.

Ola ki, O da bizi bu yerden eder halâs.)

 

İçlerinden birisi, dedi ki: (Yâ ilâhî!

Benim "Annem” ve “Babam" vardı ki pîr-i fâni,

 

Onların yemeğini bizzât yedirmeyince,

Ben, hanım ve çocuklar, yemezdik daha önce.

 

"Rızân için" yaptımsa onlara bu hizmeti,

Kaldır üzerimizden bu büyük musîbeti.)

 

O böyle dediğinde, aralandı az kaya.

Lâkin çıkamadılar yine de dışarıya.

 

Bu sefer ikincisi, dedi ki: (Yâ ilâhî!

Komşumuzun, çok güzel bir “Kız”ı var idi ki,

 

Onunla buluşmayı isterdim harâretle.

Lâkin o, teklîfimi reddederdi şiddetle.

 

Sonra bir "Kıtlık" oldu, günlerce kaldılar aç.

Nihâyet erzak için, oldular bize muhtâç.

 

Ben bunu fırsat bilip, o kıza erzak verdim.

Sonra da, (Teklîfime, "Evet" de haydi!) dedim.

 

Dedi ki: (Sen Allah'tan korkmaz mısın ey kişi!

Nasıl teklîf edersin, bana günâh bir işi?)

 

Ben bunu işitince, kendime geldim hemen.

Vazgeçtim o günâhı irtikâb eylemekten.

 

Bu işten, "Rızân için" ictinâb ettim ise,

Buradan çıkmak için, yardım et yâ Rab bize.)

 

O kaya, biraz daha aralandı o vakit.

Lâkin henüz çıkmaya, olmadı tam müsâit.

 

Bu sefer üçüncüsü, dedi ki: (Yâ ilâhî!

Amele tutmuş idim ücret ile ben dahî.

 

Lâkin gitti birisi, ücretini almadan.

Ben, onun ücretini çalıştırdım çok zaman.

 

Birikti hesâbına, bir hayli mal ve davar.

Bir gün gelip istedi ücretini o tekrar.

 

Dedim ki: (Şu gördüğün öküz, koyun ve deve,

Senindir her birisi, sür götür senin eve.)

 

Yâ Rabbî, "Rızân için" yaptımsa bu işi ben,

Kaldır bu musîbeti, bizim üzerimizden.)

 

O da Hak teâlâya, edince böyle niyâz,

Taş kaydı biraz daha, oldular bundan halâs.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan