ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - EY GÂFİL İNSAN !

ANA BABAYA HİZMET

 

"Eşrefzâde Bursavî", hâl ehli bir büyük zât.

Ana-baba hakkında, şöyle etti nasîhat:

 

"Ana-baba" hakkında, lüzumlu bilgileri,

Şöyle beyân etmiştir, Allah'ın Peygamberi:

 

(Bir kul ki, anasının ayağını öperse,

"Cennetin eşiği”ni öpmüş olur o kimse.

 

Râzıysa anne baba, kızı yâhut oğlundan,

Allahü teâlâ da, râzı olur o kuldan.

 

Ve eğer anne baba, kızarsa evlâdına,

Allah da, gadab eder elbette o kuluna.

 

Onlara her yapılan iyilik, yardım, ihsân,

Üstündür çok nâfile namâz, oruç ve hac'dan.

 

Eğer anne babaya, hizmet etse bir evlât,

Yârın mahşer gününde, "Ateş”e girmez o zât.

 

Ve eğer şefkat ile bakarsa yüzlerine,

"Hâc" ve "Ömre” sevâbı yazılır o mü'mine.)

 

Biri sordu Resûl’e: (İhtiyar oldu annem.

Yaşlılıktan ötürü, aklı da azaldı hem.

 

Bütün hizmetlerini, bizzât ben yapıyorum.

Elimle yediriyor, sırtımda taşıyorum.

 

Ona yapmış olduğum bu hizmet sebebiyle,

Ödemiş olur muyum hakkını tamâmiyle?)

 

Buyurdu ki: (Olmazsın, şu ki bunun hikmeti,

O, senin yaşamanı isteyip hizmet etti.

 

Sen ise, vâlidene hizmet edersin, fakat,

Beklersin ki, acabâ ne zaman eder vefât?)

 

Bir kimsenin babası, "Felç” olmuştu âniden.

Oğlu hizmet ederdi, o günden îtibâren.

 

Ve lâkin usanınca babasına bakmaktan,

Bir gece vakti onu, sırtına alaraktan,

 

Evden çıkıp, dedi ki hem de kendi kendine:

"Götürüp bırakayım, ıssız bir dağ dibine"

 

Geldi bu niyet ile, kervan geçmez bir dağa.

Başladı oralarda, "Uygun yer" aramaya.

 

Lâkin bildi babası, onun bu niyetini.

Dedi ki: (Ey evlâdım, fazla üzme kendini.

 

Beni şuraya bırak, hiç yorulma boş yere.

Zîrâ ben de babamı, bırakmıştım bu yere.)

 

Bu sözler karşısında, üzüldü buna gâyet.

Sordu ki: (Nasıl oldu, bana dahî îzâh et.)

 

Dedi: (Benim babam da, felç olmuştu bir gece.

Ben de böyle bakmıştım babama senelerce.

 

Ve lâkin senin gibi, ben de çok usanmıştım.

Bir gece, tam bu yere getirip bırakmıştım.

 

Zîrâ büyüklerimiz, demiş ki zamânında:

(Her kişi ne ekerse, onu biçer sonunda.)

 

Bu sözler, bir "Ok" gibi saplandı sînesine.

Onu tekrar sırtlayıp, götürdü hânesine.

 

Giderken hem ağlıyor, hem duâ ediyordu.

(Yâ Rabbî, yanlış yaptım, beni affet) diyordu.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan