|
02 - EY GÂFİL İNSAN !
DİNDE KOCA’NIN HAKKI
"Muhyiddîn İskilibî",
âlim ve velî bir zât.
"Koca hakkı" bâbında,
şöyle verdi îzâhât:
(Bir hanım var idi ki,
zamân-ı seâdette,
Bey'ine, gâyet iyi
bulunurdu hizmette.
Akşam eve gelince,
alırdı paltosunu.
"Neş’e" ve "Güleryüz"le
karşılardı hep onu.
Beyi de neş’eliyse,
Rabbine şükrederdi.
Şâyet üzüntülüyse, o
zaman şöyle derdi:
(Üzüntünün sebebi "Âhiret"se,
ne âlâ.
Senin bu üzüntünü
çoğaltsın Hak teâlâ.
Yok, "Dünyâ” için
ise, gidersin cenâb-ı
Hak.
Ve lâkin dünyâ için,
üzülüp etme merak.
Dert, "Âhiret derdi"dir,
üzülme başka şeye.
Hele bu "Dünyâ" için,
hiç değmez üzülmeye.)
Bir hanımın, bey'ine
davranışı bâbında,
Âlimler buyurdu ki, bir
çok kitaplarında:
(Hanımın üzerinde, beyin
çok hakkı vardır.
Bu bâbta, Resûlullah
şöyle buyurmaktadır:
(Beyinin
hukûkunu gözetmezse bir
kadın,
Gözetmemiş sayılır
hakkını da Allah'ın.)
Beyine "Asık yüzlü,
somurtkan" dursa şâyet,
Allah'ın gazabına dûçâr
olur nihâyet.
Bir kadın, çok hizmetler
etse dahî beyine,
Yaptığı bu hizmeti, "Az
görmeli" o yine.
Beyinin rızâsını alırsa
hanım şâyet,
Cennete girmesi de,
kolaydır onun gâyet.
Zîrâ bir hadîsinde
buyurdu ki o Server:
(İnsana secde etmek câiz
olsaydı eğer,
Emrederdim, "Beyine
secde etsin hanımlar!"
Zîrâ kadın üstünde,
beylerin çok hakkı var.)
Kadın, almak isterse
Allah'ın rızâsını,
Almalıdır beyinin rızâ
ve duâsını.
Fâtıma vâlidemiz, bir
gün Resûlullah'a,
Ziyârete geldi ve
başladı ağlamaya.
Peygamber Efendimiz,
üzüntü duydu bundan.
Buyurdu ki: (Ey kızım,
nedir seni ağlatan?)
Dedi ki:
(Babacığım, efendim
Alî'yle biz,
Bir husus üzerinde
konuşurken ikimiz,
Kırıldı bu gün bana, bir
kelimem yüzünden.
Lâkin özür diledim
hemence kendisinden.)
Buyurdu ki: (Ey kızım,
bir hanımın kocası,
Eğer ondan râzıysa,
Allah da olur râzı.
Bilir misin, kadına, en
üstün amel nedir?
Kocasının emrine itâat
eylemektir.
Müjde o hanıma ki,
râzıdır beyi ondan.
Ve üstündür bu hâli,
"bin yıllık tâatı"ndan.
Bir kadın, gözetirse
kocasının hakkını,
Ölmez o, görmedikçe
Cennette makâmını.
Kadının, beyi ile
oturması bir zaman,
İyidir o kadının, Kâbeyi
tavâfından.) |